Anasayfa arrow Kuş Adları Derlemesi
 
   
Türkçülüğün Esasları
Türkçülüğün Özü
A) Dilde Türkçülük
B) Sanatta Türkçülük
C) Ahlaki Türkçülük
D) Hukukta Türkçülük
E) Dinde Türkçülük
F) İktisatta Türkçülük
G) Siyasette Türkçülük
H) Felsefede Türkçülük
Büyük Türkçülerden
Türkçülerden Özlü Sözler
Genel İçerik
Marşlarımız
Görsellikler
Türk Dünyası Ezgileri 1
Türk Dünyası Ezgileri 2
Türkçülük Hakkında
Tüm Dosyalar
Tüm Yazarlar
Edebiyat
Makaleler
Tepkisiz Kalma
Ağelini Öneriniz
Belge Resim

Bilgilendirme
Türküler
Görsellik
Kitap Önerileri
Büyük Türkçüler
Büyük Türkçülerden
Azınlık veya Özerk Türkler
Nutuk
Duyurular
Özlü Sözler
Yorumsuz Resimler
Siyasi Dosyalar

  :: TSK'dan ABD-İsrail Koridoru'na balyoz
  :: Emperyalizmin Tetikçileri
  :: Komünistlerin Atatürk karşıtlığı
  :: Rockefeller'den yüzyılın itirafı
  :: Ayrılma bildirisi ve Sevr
  :: İstanbul Barosu’ndan yapılan 14 maddelik açıklama
  :: Öz Yurdunda Köleleşen Türk
  :: IŞİD – ABD ilişkisinin delilleri
  :: Barzani ve Erdoğan
  :: İran Türkleri Hapislerde
  :: Hitler’in Müftüsü Hacı Emin El Hüseyni
  :: Seçsis Neden Türkiye'de Kullanılıyor?
  :: Irak’ın 16. Tugayı Peşmergeye katıldı!
  :: Türker Ertürk , ABD tertiplerini ve ABD işbirlikçilerini açıklıyor.
  :: Hava Kuvvetlerinde Tasfiye
  :: Esad'ın Ulusal Kanal Söyleşisi
Türkçe
Türkçe Adlar
Türkçe İzgileri
Hayvan Adları
Türkçe Terimler
Göktürk Yazıtları
Kuş Adları Derlemesi
Türkçe Adlar Sözlüğü
Kazakistan Türkçesi Sözlüğü
Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü
Dosyalar
Siyasi Dosyalar
Tarihi Dosyalar
Görüntüler
Dini Dosyalar
Belge Resim
Bilimsel Dosyalar
Atatürk
Eserleri
Makaleleri
Özlü Sözleri
Atatürk Dosyaları
İletişim
 

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

İlgili İçerikler

Kuş Adları Derlemesi

PDF Yazdır Ağhesabı

KUŞ ADLARI DERLEMESİ

Ağaçkakan

ağaç delen, ağaç gaganası, ala kabak, ala kakan, ala takaç, ala takalak, bodovan, cakcak, cırtlık, cükceleğen, çama çakan, çıkçık, dah diken, dakdaka, dak delen, deddeleğen, deddelek, degelen, dekdelek, deligan, deleyen, devlet kuşu, devletli, dikdelağaç, gagaç, gagana, gölük, guduk dena, gügük, gük güven, hart kakan, hartlagan, hartlağan, kakacan, kakaç, kalli, kekeçen, kıl ibik, kodana, Kokar Ali (Kayseri/Yahyalı), kuş kura, tahta delen, tahta kelleri, tahtakı, tahtalağan, tahtakacan, takacan, takaç, takagan, tak delen, takıç, taktakı, taktiliğen, tarkurtike, tekkuma, telken, tık delek, tık delen, tıktık deleğen, tıksıkıcan, tıktıca, türülik

Ak gerdanlı ötleğen

çalı bülbülü

Akbaba

ak buba, ak bula, ala baba, çahavuz, dana kaldıran, hohor, kelkenez, kelkerkez, kerkez, zera

Alamecek

Alamencik

Alakarga

alaabak, alaarga, ala kabış, ala kaşık, ala kese, ala kişik, alaca karga, alarga, boh sahçası, çakincik, falak, gacele, kara kura, saplı karga, kestane kargası

Angıt

Anıt

Arap bülbülü

arap bilbili

Arı kuşu

arı guşu, arı kıran, fırık, fıyık, urukçul, vırrık

Atmaca

beli bağlı, (erkek) cöre, cura, çalagan, çalgam, çin killi, çiviki, deldelice, deldilekmacı, delece, delice, delince, felce, gırğı, gızıl guş, hayanı, hayeci, hilhili, kala, kara çığa, kara tırnak, kart çıga, kırgı, kuran, laçın, vidvid

Bağırtlak

Corlak

Balık kartalı

deniz tavşancılı , deniz tavşancını

Balıkçıl

balıkcan, balıkbudan, balıkcıl, balıkcın,, balıkçık, balıkçın, çamırca, çamırcı, çamurcalı, çamurcu, çamurçıl, çay kuşu, kepeldek, kepelden, kepelten, kuru ali, mezmerdek, zakka

Baştankara

Mangarak

Baykuş

                        altın baş, altun baş, baguş, buva, cıvak, con kuşu, conk kuşu, cönk kuşu, cunk kuşu, çirona, çön kuşu, deöletli, dık mavuk, dikguluk, dot, dölehli, döleli, dövlet guşu, dövletli, duguk, dukdugan, gılın kuş, gonguluk, gökçe pilav, guggu, guggu mavak, gug guş, gugu mavık, gugu mavuk (Antalya), gulu guş, gulu guşu, gügük, hachacık, hacı murat, hahor, hahore, hayırlı kuş, hohora (Rize), hohore, hohori, hu kuşu, hullu kuşu, huma kuşu, hümmatun, hüpbük kuş, ibuk, kanguluk, kavalak, kılın, kokumak, korov, kor yapalak, körbağa kuş, kör kuş, körüğü, körüvü, kuğuruk, kuku, kulu kulu, kulukuluk, kuvalak, mal kadın, manguk, mavuk kuşu, mididin, murat kuşu, muradcık, muratçık. Öğü, ören kuşu, pılavıcık, poğuç, puğu, kuş, uğu kuşu, u kuşu, ulu kuş, vekvekviyan, vikvik viyan, yapalak, yalpak

Baz

büyük dişi avcı doğan

Bazalak

doğanın küçüğü; dişi atmaca

Bazbaz

erkek doğan yavrusu

Bıldırcın

bıtbıdık, bödene, çil keklik, çırkıt, çirkit, çoluk, donbaylı, heletüne, mildircin, mildirçin, pıtbıdak, selvi

Bıyıklı baştankara

Sarı papagangaga

Boğmaklı toygar

boğmaklı kuş

Bülbül

bübürdek, cicidan, dukdugan, gül kuşu, ıklık, sanduğaç, sanduvaç

Büyük orman tavuğu

çalı horozu

Çakır

Çakırdoğan

Çalı bülbülü

Kavsil

Çalıkuşu

anga, cırddık, cırtlık, cıtlık, cıttırık, cıvgın, cikcik, citcibiro, citcirik, çalıcıl, çalı citliği, çalı çıtlığı, çıtlık, çıttık, dodalik, fisfis, kobacık, mustafacık

Çamurcun

Çakırkanat

Çaylak

culubuk, cüllülük, çağlak, çalagan, çalgam, çınkıllı, delece, delice, dölengeç, döletli, helhel, hürülük, kazak, ley

Çıtkuşu

Çalıkuşu

Çitlembik kuşu

Karabaş

Çobanaldatan

çomarlık, çüngüç, durulu, keçisağan , dağ kırlangıcı

Çulluk

çirona, donka, eğri koca, el koca, gazal ahmat, gazel tavuğu, helvacı, lökeçe, lök eşeği, lökeşe, lökeşi, lökşe, löküşe, lüleli, pırnakal, yebre, yelfe, yevli, bekas

Delice

kerkenek, kerkencek, kerkeri, kerkinek, sırçancıl

Doğan

balaban, cura, çetük, duvan, laçın

Döğüşkenkuş

yaban tavusu

Ebabil

ababil, dağ kırlangıcı, ebebin

Fındık tavuğu

çil tavuğu , dağ tavuğu

Fırtına kuşu

deniz ördeği

Fiyu   

Fiyo

Gök karga

dıra dıra

Gökardıç

Mavi kaya ardıcı

Gökkuzgun

gırav, gırav gırav, gökçe karga, mavi kuzgun

Guguk

dukdugan, guggu kuşu, guk guk kuşu

Güvercin

aprak, badiye, balab, ev kuşu, fattıke (güvercinin küçüğü), göğerçin, gövercin, göverçin, gugute, hokku

İbibik

baltalı, bayramcak, çavuş kuşu, dağ horozu, darak kuşu, darakcin, darakçin, dogey, gosgok, gügük, güpbük, harman horozu, hibibik, hipop, hophop, hophopık, hopop, hübbuk, hübbük, hübübük, hütüt, hüthüt, hüthüt kuşu (Elazığ), ıbabap, ibik, ibidik, ibikli, ibobop, kel ibik, kızlar çavışı, kokar ibik, kokar meke, kokar yürülük, nacaklı, patla baş, pipo, takgalı, taraklı, taraklı kuş, ububuk, übübük, yamalkan, yırıbık, yiribik

İshakkuşu

Hak kuşu

İskete

Cınız

İspinoz

ala saksağan, barak, cingencik, dingilcik, elamencik, kar kuşu, pinpin

Kanarya

Alamançık

Kara karga

boh gargası, garazah

Karabatak

kukarma, kura patak, mıkırdak, mimimlik (yavru), tumağan

Karatavuk

bakal, bakkal, bakul, botak, bukal, cabıb, cakılı, cayık, coz bakal, cuka (tokat ağzı), cukcuk, cukcuruk, cükka, gara gavuk,, kara bakal, kara bakkal, kara bukal, kara baştan, kara cuka, kara patak, zesku

Karga

alafsa, bidercik, cancal, cırlak, cula, culak, culu, cüla, çula kuşu, garrak, kağra, zağ, zakca, zakça

Kartal

berete, cüllülük, çalagan, çalgam, çeleganci, gartal, gurti, gücüğen, hel, helhel, hele, hırhır, kahraka, karan kuş, karka, korgi, kör kör, kurti, laçın, zera

Kaşıkçı

Kaşıkçıl, kepçecil, kepçel

Kaya güvercini

yaban güvercini, boran, dağ kıtı, dağ kıyıtı, dobak, dürrek, galle, gallep

Keklik

castav, dombi, fanoş, (yavru) ferıç/fariç/feliç, fariş (yumurtadan yeni çıkan keklik yavrusu), kaka barak, kazak (erkek), kığırık (kınalı keklik), meri (dişi), palas (yavru), taş atan, yaprak kuşu, zagor (dişisini arayan kızgın erkek)

Kerkenez

beli bağlı, kel kenez, sıçancık, div div, gergenek, gergenez, keçel kerkes, kekenek, sıçancık, sıçancıl, yeleken, yel kesen

Kılkuyruk

Kıkırlık

Kılıçgaga

eğri kılıç kuşu

Kır baykuşu

bataklık baykuşu

Kırlangıç

çatal kuyruk, çırlangıç, gallanguç, garlanguş, gıllanguç, hachacık, hacı murat, hacirrücir, kallankuç, kalen kuş, karılgaç, karlangaç, karlangıç, karlankuç, karlan kuş, karna kuş, kecele, şıplık, velvecis, yel guşu

Kırmızıgagalı dağ kargası

burnu kızıl

Kuğu

dert büyük kuşu, gügük

Kukumav

gök güven

Kumru

bibisu, çınçın, efeyik, gağ döktü, yusufçuk, gugucuk, guguftu, gugukçuk, gugusku, guguşcuk, guguşçuk, guldur, gumra, gumura

Kuyruk kaldıran

Siksil

Kuyruksallayan

batman kuyruk, dandan guşi, dandiligaç kuşu, dingil, tintin, inekcil, tibilli, vicik

Kuzgun

dana kaldıran, guzgun, kağra, sakca

Leş kargası

Gavran

Leylek

dazla hacı baba, hecci, lalek, legleg, leylak, lilek

Martı

curruk, gıllık, hamsi kuşu, marta, navrız, yinoz, yürubuk

Ördek

barkıldak, bat

Ötleğen

bozalak, gıra gıra

Papağan

dudu, pepbo kuşu

Puhu

kıl ağız, lügü, pun guşu

Saka

cembercik, çembelcik, dalagan kuşu, dalgan kuşu, dennure, diken kuşu, gayduli, gengel, hanımcık, hatuncuk, kutan, tellice

Saksağan

aho (diyarbakır ağzı), akko, akku, alakarga, alagabak, alakabak, alan kese, ala sahça, ala sakça, cakak, cakcağan, cakcan, calağan, cebik, culha kuşu, culka kuşu, çakıncık, çiha (Rize), gacak, garrak, gecele, gızık, kacele, kaç kaç, kaçkaça, kaç kaçan, kanber, karrak, kazmalı, kecele, keleker, kel karga, kıjik, sabuncu, sabuncu kargası, sağrak, sağsak, saplı karga, sasak, sasan, tava sapı, saplıca karga (Bilecik)

Sarı asma

asma sarı, asma sarısı, incir kuşu, sandal kuşu, sarı bilbil, sarı bülbül, sarı çıtnık, sarı guş, sarı kandil, sarı sandal

Sarıgagalı dağ kargası

Tohumcuk

Sarı kuyruksallayan

ficik, fidirik

Serçe

buğdaycık, bülüç, cevcer, cıcık, cıldırık, cıvcık, cıvıldırak, cıvıldırık, cinçik, cinez, cinge, cingey, cingez, cüce, cücük, çerce, çerçe, çıldırık, çınçın, çıpcık, çimçe, çinçe, çingencik, çingen kuşu, çink, çinte, daraca, daracan, daracık, darcan, darı bişik, darı kuşu, darıcık, darılcak, darılcan, feli, gürleyik, karanaç, kır krı, kör semçi, köy kuşu, kür kuşu, seçer, seyçer, sivler

Sığırcık

cayık, cır bıyık, cuga, cura, kıvırcık, kıvırlık, mangırcık, malum kuş, zevzir, çoğurcuk, çekirge kuşu

Sıvacı kuşu

duvarcı ağaçkakanı

Sinekkapan

sinekçil, sinekçin

Su çulluğu

civelek, batakçulluğu

Sumru

balıkçın , deniz kırlangıcı , deniz kırlangıcı

Suna

sona, kuşaklı ördek, kadın ördeği, gazala

Sülün

(dişi) bozço

Şahin 

atak, casa, çavlı, çasa, delece, delice, kırgı, laçin, songur, soya, soyak

Tarla ardıcı

boz bakkal

Tarla kuşu

adam aldatan kuşu, bardakçı kuşu, bülüç, cığcık, cığırcık, cıhha, cıkcık, cicige, cicigey, cicike, ciçcili, cida bilbili, ciglaga, cillik, codalı, coday, corruk, çığırnık, dığdı, dığılı, dobidik, dodili, doğiy, domkaylı, dongaylı, dongeyli, donkaylı, dorahilli, dorfil, dubidik, duranik,

Taşkuşu

Bağrıkara

Tepeli toygar

tarla kuşu, kepişken, mamaylı, manaylı, maneli, maneyli, mangoy, pıtbıdık, tepeli kuş, tarla bakkalı, tarlacın, tolaka, tongaylı, tongili, torakel, torakvel, hotozlu serçe, ibili, tibili

Toy

dova, tok duru, toy toğlu- toy toklı, toy toklu, baklan

Turaç

(dişi) boçca, (erkek) mavrı, turaş

Turna

angık, durna, göv gazı, göv kazı

Üveyik

dur dur, eveyik, kurrük, kürrük, mezkerden, övek, öveyik, turturu, turta, üvek, üveyk, üveyük, veyik, veyyik

Yaban kazı

lökeçe, lökeçe, lök eşeği, lökeşe, lökeşi, lökşe, löküşe

Yaban ördeği

civil, kır krı, patga, soksoku

Yalıçapkını   

bahri

Yeşilbaş

goğel, gövel

 

 
 
Tavsiye Ettiklerimiz
Yasaklı Belgesel
Tebriz Türk Takımı
Tolon Paşa ve Ordusu
O.Sinanoğlu Sohbet
İthal Tohum İhaneti
Durum Çözümlemesi
Zekeriya Öz Hakkında
Kurtuluş Savaşında 2000 Kırgız
Hakikat nerede?
Etki Ajanları
Çıkışyolu Turan
Dilde Birlik ve Türklük Şuuru
TSK'yı Yıpratma Girişimleri
Siyasetimiz Nasıl Düzelir
Sivil cehalet
Türk Ülküsü
Mevlana'dan Öğütler
Kazak ve Türkiye Türkçesi
Ampulün Anlamı
Said-i Nursi'nin Gerçek Yüzü
Bor Madeni ve Önemi
İran'a şeriat nasıl geldi?
Atatürk'ün Kaleminden
Hablemitoğlu Belgeseli
Gül'ün Süreci
Gizli Mutabakat
Gladyocu İftirası
Kürt Federe Devletine
Gökşad'tan

Saçların gezerdi yüzümde eskiden

Ağlarsın

Saçların gezerdi yüzümde eskiden,

Şimdi yanaklarımda damla damlasın.

Ne çok severdim dizinde yatmayı,

Şimdi uykumu bölen keskin bıçaksın.

 

Nefesin vururdu nefesime her akşam,

Şimdi soluğumu kesen acı rüzgarsın.

Bütün dertlerim yalnız sende biterdi,

Şimdi yüreğimde kapanmaz yarasın.

 

Şehre uzak yerlerden yıldızlar sayardık,

Şimdi gökyüzünde en uzak yıldızsın.

Ne çok özledim seni anlatabilsem,

Şimdi oturup kana kana ağlarsın...

 

Çorlu, 2002

Gökşad

 

Gölgeler

Gölgeler

-I-

Ömrün gölgesi olsun ömrümün

Uzayıp gitsin ardımca

Ben gidersem bir ikindi vakti...

Ki sen bir Cuma sabahı gelirken

Ömrüm gölgesi olmuştu ömrünün

Uzayıp gitmişti ardınca...

 

Ankara, 2004

 

Gölgeler

-II-

Bütün zamanların tek suçlusu ben miyim

Üstüme bir bulutun bile gölgesi düşmez

Bu karanlık sahrada neye pervaneyim

Kapanan gözlerime bir ışık düşmez...

 

Medet ey sevgili, yandım bu çölde!

Bu nasıl bir serap, bu nasıl bir gölge?

Düştüm düşeli bu amansız hüzne

Divane yüreğim bir lahza gülmez

                                  

Ankara, 2004

 

Ahiret'te

 


 

Tanrım sen varlığı yaratansın

Canlı cansız her şeyi kuşatansın

Bir dileğim var sen bağışlayansın

Desem korkarım demesem yer beni

 

Garip gönlüm gece gündüz âhtadır

Dileğim gönlümde sana âyandır

Kusur kulundan bağış katındandır

Desem korkarım demesem yer beni

 

Bedenimi balçıktan sen halk ettin

Yüreğime dünyayı sen dar ettin

Gönlüm coştu, dilimi sen lâl ettin

Desem korkarım demesem yer beni

 

Tanrım hurilerin gözümde değil

Aşk için bir ömür yeterli değil

Hâşâ Kaynaroğlu isyanda değil

Âhirette sevdiğime ver beni

 

               Ankara, 2003

 

Sır Kapısı

Sır Kapısı

 

Kırk sır kapısı açıldı gözlerinde

Kırk ayrı yol var her kapının birinde

Her yol ağzında ayrı idam ettiler

Sade tenim kaldı saçının telinde

 

Bir tel saç ile bağladılar çenemi

Üç tas su ile yıkadılar tenimi

 

Beni gonca gül yaprağına sardılar

Musalla diye avucuna koydular

Nasıl bilirdiniz diye sordular

Sustum da dinledim başka bir alemde

 

Aşkı bilmeyenler hiç ses çıkarmadı

Mecnun dedi ki “beni utandırmadı”

 

Kaynaroğlu, adını toprağa verdin

İki kaş arasından sıratı geçtin

Lokman’ın sırrını sen âşikar ettin

Ölü müsün diri mi, bilmez hiç kimse.

 

Ankara, 2004

 

Nevruz

  

Nevruz

Gökyüzünde göç başlar vakit gece

Sultan kız batıdan doğuya göçer

Toy düğün başlar Türkistan ilinde

Sultan Nevruz önünde gergef işler

 

Bize de gel bilinmez bir saatte

Benim de ölülerim yeyip içsin

Rızkımızı bulalım bu yengi gün’de

Bütün alem Tanrı’ya secde etsin

 

Esir Türkleri unutma Sultanım

Onlar beklese de başka baharı

Birgün muhakkak biter bu zalim kış

Yine az görür Türk, koca dünyayı

 

Hazar’a muhabbet götür sultanım

Yesevi’den hikmet getir bizlere

De ki özlemiş sizi Kaynaroğlu

Gayrı dayanmazmış gönlü hasrete

Gökşad

Sivas, 1997

 

Kuşların Rüyası

Kuşların Rüyası 

Kuşların rüyasına girdim dün gece

Karar verdim bunu hep yapacağım

Hepsi de uyuyordu gözlerinde

Onları mı yoksa seni mi kıskanayım

 

Güya bir bülbül senin nefesinden

Şiirler okuyordu seher vaktinde

Şaşırdım kaldım, ses benim sesim

Dedi ki “İlham” derler buna sizin alemde

 

Rüyasında bir güvercin konup pencerene

Uzatıp kanatlarını tutundu ellerine

Şaşırdım kaldım, el benim elim

Dedi ki “Vuslat” derler buna sizin alemde

 

Bir serçe rüyasında kanat çırpıp

Su içti avuçlarından kana kana

Şaşırdım kaldım içim yanmış benim de

Dedi ki “Mecnun” derler buna sizin alemde

 

Kuşların rüyasına girdim dün gece

Gördüm ki seni seviyorum her bedende

Bir kaknus yaklaşıp kulağıma sessizce

Dedi ki “Kader” derler buna sizin alemde

 

Dedim ki “Hayrolur İnşallah...”

Gökşad 

Ankara, 2004

 

Gidişine Ağıt

 

 Mecnûn düşünde gördü Leylâ’yı bir gece:

 Ve sen, şehirlerini benim ülkeme kurdun,Pâyitahtını benim yaralı kalbime..

.Seni bir kan pıhtısı gibi elimde tuttum.

 İnsafsız rüzgârlar uğradı yurduma: 

Yağmur kar ortasında bir çöle düştüm,Kum fırtınasında tutundum saçlarına...

Sen uykudaydın, ben kâbuslar gördüm. 

Buğday tarlalarına kızgın alevler düştü: 

Çıplak ayaklı çocuklar savruldu her yana,

Çıplak ayaklı yıldızlar gibi darmadağın...

Ne olur beni de kat, beni de kat dualarına. 

Seni düşümde gördüm,  tam altı yıl önce: 

Ve sen, gözlerini giyindin Asya ceylanlarının,

Ak sakallardan miras bir huzur yüzünde...

Gezinip durdun içinde bütün damarlarımın.    

 Benim yüreğim mahşer, senin gönlün sırat: 

Zalim bir korku boğazlar sevincimi,

Gözlerim karanlık benim, senin gözlerin hayat.

Gözlerim hiç görmesin gittiğini...  

Ki o Selçuklu şehri seni bırakır mı bilmem:

 Lacivert göğünde gözlerin, bir muska gibi dururken,

Vakitsiz düşer toprağa kırkikindi yağmurları.

Bin yıllık Medrese, yeni bir Eylül’e soyunmuşken... 

Yıldızlara söyle seni geri getirsinler: 

Onlar bilir benim çekik gözlü yüreğimi.

Geçmişin saçından tut, sana yol göstersinler,

Yıldızlar bilir benim gökçe soylu düşlerimi... 

Ankara, 2003

Gökşad 

 

Gözlerin

 

Gözlerin

 

Sanki deryalara dalar giderim

Baktıkça içimi yakar gözlerin

Her şafak vaktinde çalar kapımı

İlmiği boynuma takar gözlerin

 

Mecnun’u çöllerde koyar çaresiz

Ferhad’ı dağlara salar gözlerin

Yanımda yöremde ölüm gezdirir

Benim peşimde o yeşil gözlerin

 

Başı dik dağlara yasla sırtını

Dolunay akşamı kaldır başını

Her kim ki yazarsa kişi bahtını

Ezelden alnıma yazmış gözlerin

 

Dört duvardan gayrı yerim olmadı

Kendi gölgem bana sadık kalmadı

Şu yalan dünyada yüzüm gülmedi

Benim tek servetim senin gözlerin

 

Kefenimi yeşil sarın, beyaz olmasın

Mezarımı göğe kazın yerde kalmasın

Sevdiğim gözünden yaşlar akmasın

Gider Kaynaroğlu, kalır gözlerin

 

Sivas, 1998

 
   
 
Benzer Yazılar