Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Türkçü Toplumcu Görüş > Türkçü Toplumcu Görüş

Sormacamız: Hangisi geçerli durum tespitidir
abd hakim güç merkezidir 6 27.27%
ab.rusya.çin.japonya.ikincil güç merkezleridir 6 27.27%
g8 hakim g20 ikincil güç merkezidir 0 0%
Türkiye bu üçünden biri değildir. 10 45.45%
Katılımcı sayısı: 22. Bu sormacada oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 12-15-2010, 21:21   #1
Bozdoğan
Otağ Sorumlusu
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
İletiler: 4
Varsayılan Yeni durum görüşleri de etkiler..

"Değişenin, kapitalist üretim ilişkilerinin her iki tarafının da bu yeni çekim merkezleri tarafından modası geçmiş eşya gibi itelenmesi olduğu açıkça görülüyor...Modern anlamda kapitalist ve emekçi terimleri yerine , güç merkezleri ve ona bağlanmış bütün bir insanlık dönemine giriyoruz. Bütün ülkelerde ileri sürülen borsa,faiz,döviz sarmalı kullanılarak, ülkelerin işletmeleri, doğal kaynakları, yolları, limanları, postaneleri, bankaları,tarım arazileri,değerli neleri varsa hepsi satın alınıyor...Milli kapitalist üretimi bir yana ülkelerde üretim ilişkisi ve karşılıklı pazarlık ortamı ,serbest piyasa yalanlarıyla el değiştiriyor...gerçekte ellerimizden kayıp gidenin bu değerlerimiz ve kurumlarımızla birlikte ülkemiz olduğunu anladığımızda korkarım ki sesimizi kendimize bile duyuramayacağız." 05.11.2008-bala bandırılmış acı gelecek-
Avrupa eski dönem kazanımlarını kaybediyor..Güç merkezi olabilmeyi yeniden elde edebilme şansı İngiltere,İsveç,Almanya,finlandiya için AB BALONUNA ATACAKLARI TEKMENİN KUVVETİNE BAĞLIDIR. Diğerleri için sosyal haklardan ve demokratik kazanımlardan,refah toplumundan çöküşe geçiş ve kaybetme endişesi sokaklarının karşılaştığı kaosla korkuya dönüşmüştür.
Şimdi görüşleri gözden geçirme zamanıdır.
Yeni durumu kavramanın zamanıdır.
Yeni durum iki yıl önce yazdığım yukarıdaki alıntıdaki gibidir.
Güç merkezlerine karşı Çin ve Rusyanın sahip olduğu sınırlı Milli yapılara öykünerek veya hayali avrasyacılık yaparak değil yeni bir anlayışla yaklaşılmalıdır.Batı dünyasının kültürlü insanları Wekeleaks üzerinden yeni türden bir karşıkoyuşu kendiliğinden oluşturdular.Çağın en ileri gücü medeniyetin birikimi , iletişimin ve bilgiyi elde etmenin yollarını da hazırlıyor.
Çin ve Rusya küresel güç merkezlerinine ortak olmakla birlikte ayırdıkları karşılıklarla uğrayacakları saldırıyı caydırma gücüne sahip oldular.Bu durum onları sınırlı olarak küresel eşkiyalığın fenalıklarından koruyabilir.Rusya kaynaklarının zenginliğiyle dik durmaya çabalıyor.Halkını küresel güç merkezlerinin üretici kölesi durumuna sokan Çin in karşı koyuşları uzun soluklu olamaz...
Bizim ülkemiz küreselciliği yasalaştırdı. Değerlerimiz çoğunlukla satıldı.İşadamları milli özelliklerini büyük ölçüde yitirdiler.Borcumuz 10 kat arttı.Dış borcumuz gerçek anlamda yıllık Milli gelirimiz kadardır.Borcumuzun azalması konusu güç merkezinin hibe yapması dışında bir kaç nesil için sözkonusu bile değildir.Şu anda yaşadığımız sahte refah durumu güç merkezinin bölgedeki dengeleri gözetmesine dayanıyor.Avrupayı sallayan sosyal haklar ve özgürlükler budaması kapımızdadır.Bundan kaçış mümkün değil...Dünkü medeni dünyanın beşiği Avrupa sallanıyor.Refah toplumları yoksulluğun pençesine düşüyorlar...
Bu yeni bir durumdur.
Teoriler sıralamanın ne yeri ne zamanıdır.
Dünyayı saran birikimli insanların karşı koyuşunu iyi okuyalım.
İnsanlar yeni türden köleleştirmenin korkusunu haykırıyorlar.
Bozdoğan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 12-16-2010, 12:48   #2
Bozdoğan
Otağ Sorumlusu
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
İletiler: 4
Varsayılan Cevap: Yeni durum görüşleri de etkiler..

Güç merkezi,
Emperyalizm aşamasında olgunlaşan tekelleşmenin, ülkeleri döviz,faiz ve borsa oyunlarıyla başını döndürüp tüketimi körükleyici milli üretimleri yokedici ekonomi-politikalar ve "gelişmiş yönetici sınıf" eliyle sınırları halbura çeviren, ulaşılan demokrasi üstünlüğünü güç merkezinin gönüllü memurluğuna soyunmuş seçkinlerin arasında yapılan "efendinin hizmetkarı" olma yarışı düzeyine düşürüp, ulusların kan-ter pahasına kazandığı sosyal hakları ve özgürlükleri budayan açgöz, yeni tipte köle sahipliğine hazırlanan, iletişim,teknolojik üstünlükler,bilgi birikimini kendi emrinde geliştiren, milyonlarca sosyal ve özgürlük donanımı olan domino taşını ard ardına düşürerek doludizgin son domino taşını devireceği, yeni köleciliği ilan edeceği günü bugünden hissettiren canavarlığın ve haydutluğun finans,ticaret merkezlerinde at oynatan para gücü ve onu kullanan toplam "gelişmiş yönetici sınıf"....
Ülkeler olarak değil Finans ve teknolojik gelişim,bilişim ve ticaret merkezi olarak yoğunlaşmış bölgeler güç merkezinin odaklarıdır.
Gladyatörler,köleler,efendiler ve Kral...köleci Romanın üç unsuruydu..
Sosyal hakları budanan yüzmilyonlar,işsizlikle tanışan yüzmilyonlar,çin de köleleştirilen yüz milyonlar,orta sınıfların yıkıntıları üzerine çıkan "gelişmiş yönetici sınıf" ve güç merkezleri...BU GÜNÜMÜZ ROMA sının SOSYAL SINIFLARIDIR.
Demokrasi SOSYAL ANLAMDA can çekişiyor..Demokrasi eski romada köle sahiplerinin özgürlüğü ve haklarıydı..Şimdi ise,yeni türden efendilerin haklarını savunacak küreselciliğin haydutlarına yaranmak için yarışacak ,seçimle işbaşına gelecek "efendinin hizmetkar"larına
gerek var...
Avrupalı refah toplumu yeni tip köleciliğin pis kokusunu hissetti...en gelişmiş demokratik haklarından budanma dayatması -bu dayatma güç merkezinindir- öğrencilerin ve işsizlikle tanışan milyonların aylardır süren giderek sertleşen gösterilerini tetiklemeye yetti...
Gidişin yönünü böyle öngörüyorum.

Güç merkezinin köleciliği yaygınlaştırma ekonomi politikasına karşı yapılacaklar
* Üretimi esas alan,
* Yitip giden AB hayalciliğini askıya alan,
* Gençliği yeni bir ruhla yoğurmaya ve milli ülküyle donatmayı amaçlayan,
* Küreselciliğin aldatmacası olan döviz,faiz,borsa oyununu bozacak hazırlığı olan,
* Küreselciliğin eline geçen tüm kaynakları uygun çözümlerle yeniden milli ekonomiye kazanmayı amaçlayan,
* İşsizliğe karşı milli ülkü heyecanıyla milyonları harekete geçirebilecek büyük demiryolu ağı ,varoşları toprak dağıtarak planlı olarak köye döndürmeyi, erozyonu durduracak büyük orman alanları yaratma çalışmasını amaçlayan,
* Ekonomide devlet,özel sektör ve vakıf üçlüsünden oluşan Milli yapıyı nasıl kuracağını açıklayabilen bir siyasi parti ve bu partinin demokratik tüm hakları savunarak yürüteceği çalışmalar yeni köleciliğe karşı bir duruşu da anlamlı kılacaktır.

Konu Bozdoğan tarafından (01-04-2011 Saat 09:50 ) değiştirilmiştir.
Bozdoğan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 12-30-2010, 13:22   #3
kobali
Bölüm Sorumlusu
 
kobali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: Antalya
İletiler: 1,312
Post Cevap: Yeni durum görüşleri de etkiler..

Duyarlı yazınıza yürekten teşekkür ediyorum. Umarım uyuyan gençlik uyanırda, kölecilik dayatmalarını dayayanların oyunlarını bozarlar.
__________________
ÖNCE VATAN
kobali isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 01-13-2011, 13:54   #4
Bozdoğan
Otağ Sorumlusu
 
Üyelik tarihi: Mar 2010
İletiler: 4
Varsayılan Cevap: Yeni durum görüşleri de etkiler..

Ekonomi-politik genel kabul görmüş ilksesidir;
Biri batarken diğeri tırmanır.

1982 yılında Irakı 3 parçalı olarak kurgulayan bölgesel güç merkezinin bunu başardığını görüyoruz.1994 yılında -Türkiyenin güneyini de içine alan- kürdistan haritalarını yayınlayan da bölgesel güç merkezi ve onunla işbirliği yapan abd güç merkezi değil miydi ?
Görünen o ki, güneydoğumuz öncelikle yumuşatılıyor.

6 ay sonra genel seçimler var hemen arkasından gündeme gelmesi kesin olan seçim, anayasada gerekli değişiklik yapılarak gerçekleştirilecek Başkanlık seçimidir.
Şöyle görüyorum;
İki aday üzerinde kamuoyu yaratılıyor, Recep Tayyip ERDOĞAN,Abdullah Gül...
Kemal Kılıçdaroğlu büyük bir gazla CHP nin başına geçerek partiyi Milliyetçilikten "kurtarıyor". Abdullah Gül üzerine tercihini kullanıyor.Hedefinde varsa yoksa Recep T. Erdoğan var. Sayın BAHÇELİ büyük bir tavır değişikliği ile Recep beyle arasını düzeltme gayretinde.Bu ikilem iki farklı görüşü ne kadar temsil ediyor ?

Yıllar önce Sinanoğlu.net de bir soru ile karşılaşmıştım;
" 350 bin kilometrekare ülkede fakir ama bağımsız ve Özgür mü yaşamak istersiniz yoksa 1.350 bin kilometrekare ülkede herkesin kabulleneceği bir liderlik altında refah için de mi yaşamak istersiniz ?"
Geleceği bugünden değil dünden kestiren ve yönlendiren güç merkezi işini biliyor.

Bu konuda sizler ne düşünüyorsunuz ?

Konu Bozdoğan tarafından (01-13-2011 Saat 14:37 ) değiştirilmiştir.
Bozdoğan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Otağ Cevaplar Son İleti
Kanserde Yeni Buluş, Yeni Umut İlker Tıbbi Gelişmeler 0 12-12-2008 11:22
DURUM VAHİM! İlker Türkiye'den Haberler 0 05-29-2008 20:31
20. Yüzyılın Başlarında Güney Kafkasya’da Sosyal Durum siyun_bike Türk Dünyasından Haberler 0 08-04-2007 22:55


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 14:56.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56