Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Toplumu Bilinçlendirme Çabaları > Serbest Kürsü

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 07-02-2007, 13:14   #1
siyun_bike
Türkçü Toplumcu
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 112
Varsayılan “Cumhuriyet Mitingleri” ve Toplumsal Boyutları

Prof. Dr. Orhan TÜRKDOĞAN
Nisan ve Mayıs aylarında, ülkemizin Ankara, İstanbul, İzmir, Manisa, Çanakkale, Samsun ve Denizli gibi kültürel dinamikleri yüksek olan illerimizde, ardı arakası kesilmeyen yüz binlerin katıldığı kitlesel “Cumhuriyet” mitingleri yanında, pencerelerden kutsal Türk bayraklarının, 22 Temmuz seçim sonuçlarına kadar, “Cumhuriyeti” potansiyel olarak temsil eden “Resmî Parti”nin zaferi için sallandırılması ve bazı iletişim organlarında sürekli kitleleri bu doğrultuda şartlandırma kampanyalarının sürdürülmesi, öylesine gelip geçici sıradan olaylar değildir. Bir ülkede, muazzam kalabalıkları arkasından sürükleyen ve devamlılık kazanan olaylar, insanların danışma çerçevelerinin (frame of referanca), inanç ve değerler sisteminin birlikteliği sonucu ortaya çıkan toplumsal oluşumlardır.

Bu nedenle, bir takım dernekler, örgütler ve kuruluşların kitlelerin nabzını tutarak, kendilerine özgü jargonlar, dövizler ve sloganlar şemsiyesi altında derlenip-toplanmaları, onlara belirli mesajları, paradigmaları aşılamaları; sosyolojik açıdan üzerinde durulması gereken olaylardır.

Aynı şekilde, siyasal partilerin, medya ve iletişim organlarının, hatta belirli akademik kuruluşların iki ay boyunca yürüttükleri kendilerine özgü bireysel yorumlar, Türk toplumunun tarihsel gelişimi ve karakter yapısıyla bir irdelenmeye yönlendirilmediği takdirde, değer yargılarından öteye bir anlam kazanamaz.

Hatırlanacağı üzere, Fransa’da 1789’da kitlelerin Bastil zindanını basmaları bir heyecan dalgası değildir. Bu özgürlük ayaklanmasının arkasında, Ortaçağ’ın dogmatizmine karşı, Fransız aydınlarının başlattığı Rönesans ve Reform hareketinin önemli etkileri olmuştur. Bilindiği üzere; Rönesans, Karanlık Çağ’ın egemenliğine karşı, aklın öncülüğünde Aydınlanma Çağı’nı; Reform girişimi de Kilise Babalarının otoritesini dışlayan ve ferdin biricikliğini destekleyen liberalizm hareketini ortaya koyuyordu.

Böylece, tarihsel süreç içinde Fransa’da kitlelerin ayaklanması özgürlük ve demokrasinin yolunu açıyor, tarihin seyrini değiştiriyordu.

Kısacası, Nisan ve Mayıs aylarında süreklilik kazanan mitingler, taşınan dövizler, bunlara destek sağlayan odak noktalarının gizli-açık mesajları ve sallandırılan Türk bayrakları yanında, yer yer iktidara ve iktidarın temsil ettiği inanç sistemlerine yönelik aforizmalar yabana atılacak nitelikte değildir.

Tüm bu patlamaların yansımaları, kökenleri ve kaynakları, Türk toplum yapısı, kültürel dinamikleri ve tarihsel gelişimi ile bağlantılı olarak, bilimsel açıdan analiz edilmeden aydınlatılması mümkün değildir. Olayları sâdece iktidarın ideolojik eğilimleri, tutum ve inançları göz önüne alarak değerlendirmek, yüzeysel yaklaşımlarla bir yargıya varmak, bizleri son derece yanıltıcı sonuçlara götürebilir. Nitekim, Ayaan Hirsi Ali’nin: “AKP Hükûmeti’nin beş yıldır ülkeyi İslâm devletine dönüştürmek çabaları karşısında mitinglerin laik kanatın tepkisi” tarzındaki yaklaşımlarına katılmak mümkün değildir.1 Benzeri yorumları, özellikle Erik Jan Zürcher’in: “AKP’nin savunduğu tez, laiklik kültür kodu içinde muhafazakâr değerlere dayalı” tarzındaki açıklamalarında da izlemekteyiz. Erik Jan Zürcher’e göre, Hirsi Ali’nin aksine “AKP, İslâmcı-Laik bir inanç yönelimini temsil etmektedir.”2

Eric Jan Zürcher’in, Türk düşünce sistemi üzerindeki yaklaşımları, özellikle Kemalist sisteme yönelik yorumları bizler için şaşırtıcı değildir. Ancak, cemaatçi bir felsefe içinde kognisyonları biçimlenmiş bir iktidarın, İslâm-Laiklik sentezi tarzındaki analizlerine katılmak mümkün değildir.3

“Cumhuriyet” mitingleri hususunda AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Başaknı Joost Lagendijk’in de farklı yorumlarına tanık olmaktayız. Ona göre mitinglerin arkasında, saklı (latent) olarak bir kısım siyasal partilerin “generallerle olan diyaloglarını” düşünmek gerekir.4 Keza, Cumhurbaşkanı seçim süreci boyunca, Anayasal kuruluşlar da birbirini izleyen oyun kuralları ile ortamı pekiştirici rolünü sürdürmüştür. Böylece mitingler: Asker-Resmî Parti, Anayasal kuruluşlar ve bazı medya organları ittifakına dayandırılmış oluyordu. Gelenekli otokton teori de, bir kısım Batılı yayın organları ve aydınları kanalı ile, olaylara köprü olmayı kendinden esirgemiyordu.

Yukarıdan beri sıraladığımız, yerli-yabancı görüş açılarının hiçbiri, belirttiğimiz üzere Türk toplumunun tarihsel gelişimi ve kültür normları ile bağlantılı değildir. Bu nedenle, hem iç hem de dış kaynaklardan örnekler vermek sûretiyle, daha fazla ayrıntılara girmek istemiyoruz.

Bilimsel açıdan, konuya yaklaşımımız, birer üst yapı görünümünde olan mitinglerin, sosyal hareketler sosyolojisi kategorisinde düşünülmesi ve temelde yatan toplum dinamiklerine dönülmesi gereğini ön görmektedir. Günümüzde sosyal hareketler, bilindiği üzere, topluma yönelmiş reformcu ve devrimci nitelikteki eylem biçimleridir. Bu nedenle, bir yan disiplin olarak sosyal hareketlerin sosyolojisi, uyma ve çatışma gibi iki süreci kapsar. Toplum gerçekleri ile fertlerin istekleri arasındaki dengesizliklerin sonucu olarak beliren farklılaşmalar, sosyal hareketlerin sâdece bir yönünü verir. Bu da genellikle toplum kurallarına karşı başkaldırma, protesto ve ajitasyon biçiminde ortaya çıkar.5

Gözlendiği üzere, sosyal hareketlerin sosyolojisi, 1960-70’ler sonrası yeni atılımları ele alan ve gelenekli bakış açısından modern toplumun dinamiklerine yönelen bir yapılaşmayı ortaya koyar. Böylece, günümüzde serpilip büyüyen barış hareketleri, feminist hareketler, ekolojik hareketler ve yerel özerklik hareketlerinden tutunuz da siyasal partilere ve baskı gruplarına varıncaya kadar tüm eylem biçimleri bu kategoride yerlerini alırlar.6

|Devamı 2023 Dergisi'nde|
http://www.2023.gen.tr/haziran2007/6.htm
siyun_bike isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Eski 07-02-2007, 19:19   #2
SİBİRYA_KURDU
Konuk
 
İletiler: n/a
Varsayılan “Cumhuriyet Mitingleri” ve Toplumsal Boyutları

güzel bir konu fakat bu mitinglerden kimlerin nasiplendiği ortada
  Alıntı ile Cevapla
Eski 07-02-2007, 22:25   #3
Mühendis
Türkçü Toplumcu
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 388
Varsayılan “Cumhuriyet Mitingleri” ve Toplumsal Boyutları

Bana kalırsa sadece 14 Nisan mitingi Tam Bağımsız Türkiye mitingiydi.Kendimde katıldım yerinde gözlemledim.

Diğer mitingler gelince.
28 Nisan çağlayan mitingi tam bir çoşkuydu. Ama bu çoşku AB'ciler tarafından bir güzel farklı anlamlara taşındı.

İzmir mitinginde, adeta meydanı boş bulan CHP-Solcu mitingine dönüştü.

Kendim görüşümce bu yüzden 14 Nisan Türk Tarihine Özgürlük-Tam Bağımsızlık istemi, Sivas kongresinden sonra ikinci defa dönüm noktası olacak.
__________________
Unutulmuş gariban öğrenci şimdiki yavuz mühendis (:

(öğrenciyken pek bir heyecanlıydı sanki)
Mühendis isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 16:08.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2019, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56