Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Türkçü Toplumcu Görüş > Milliyetçi-Vatanseverler

Milliyetçi-Vatanseverler Türk Dünyasında varolan ve olmuş milliyetçi şahıs ve oluşumlar

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 07-16-2007, 20:51   #1
afrasiyab
Junior Member
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 2
Varsayılan Çöl Kaplanı

Çöl Kaplanı, devrinde bir Türk [code]toprağı olan şimdiki Bulgaristan'da doğdu, 93 [code]
Kod:
Harbinden sonra ailesiyle birlikte İstanbul'a geldi. Harp 0kulunu ve harp 
akademisini bitirdikten sonra 1891'de kurmay yüzbaşı olarak Osmanlı ordusuna katıldı. Balkan Savaşında Çatalca savunmasında ve Edirne'nin geri alınışında görev aldı. I. Dünya Savaşı başladığında 4.
Kod:
Orduya bağlı 12. kolordu komutanı olarak Musul'da bulunuyordu. 1915'te 4. Ordu komutan vekilliğine getirildi. bu bölgede iken hem tehcire tabi tutulan Ermenileri yerleştirme işiyle uğraştı, hem de Urfa, Zeytun, Musadağı ve Haçin Ermeni isyanlarını bastırdı.
1916'da 4. Ordu komutanı Cemal Paşa tarafından Medine'ye gönderildi. Fahreddin Paşa elindeki kısıtlı imkânlara rağmen aldığı tedbirler sayesinde Medine'yi 2 yıl 7 ay savundu. Herhangi bir yağma ihtimaline karşı tedbir olarak, Medine'deki 30 parça Kutsal Emaneti* 2000 askerin koruması altında İstanbul'a gönderdi. Medine'nin etrafı isyancıların eline geçmeye başlayınca İstanbul'daki Hükümet, Medine'nin boşaltılmasını istedi. Fahreddin
Paşa 'Peygamberin kabrinin bulunduğu Medine'deki Türk Bayrağını kendi elimle indiremem' diyerek şehirden ayrılmayı kabul etmedi. Şimdi düşünün; Mondros imzalanıyor, devlet teslim oluyor. Fakat Fahrettin Paşa Medine’de teslim olmayı reddediyor. Aylar boyu Arap-İngiliz kuşatmasına direniyor. Dünya askerlik tarihinde böyle bir olay yaşanmadı. Devlet teslim olmuş, Fahrettin Paşa 3 ay daha Medine’de direniyor. İngilizler ve işbirlikçi Araplar, Medine’yi bir türlü ele geçiremiyor. “Evlatlarım! Bir söz verdik. 'Kutsal şehri isyancılara vermeyeceğiz' diyerek. Elimizden ne geliyorsa yapmalıyız. Ta ki son mermi, son er ve son kana dek… Bu azim, bu kararlılık bize dayanma gücü verecektir. Bunu hiç unutmayın! Ümitsiz olmayınız. Bakın, bayrağımıza iyi bakın. Herhangi bir bayrak değildir o. Şu an devletimizin düşen birçok kalesi var. Ele geçirilen birçok şehri var. Ama burası son kaledir. Devletimizin son direnme noktasıdır. Belki bizim bu gayretimiz diğerlerine de örnek olursa, her yerde ittifak etmiş düşmanlara, yedi düvele karşı koyarız!” Nihayet, 30 Ekim 1918'de Osmanlı Devleti Mondros Mütarekesini imzalayarak I. Dünya Savaşından çekildi. Mütarekenin 16. maddesine göre Fahreddin Paşa'nın teslim olması gerekiyordu. Kendisine Mondros Mütarekesini tebliğ için İstanbul'dan gönderilen yüzbaşıyı hapsettirdi. Medine'ye en yakın Osmanlı birliği 1300 km uzakta olmasına rağmen Mondros Mütarekesinden sonra da teslim olmadı ve şehri savunmaya devam etti. Osmanlı devletinin teslim olmasında sonra 72 gün daha Medine’yi savunmaya devam eden Fahreddin Paşa yiyecek, ilaç ve cephanenin bitmesinden sonra kendi askerleri tarafından etkisiz hale getirildi ve şehir 13 Ocak 1919'da teslim oldu. Böylece Medine'de 400 seneden beri süren Türk hakimiyeti sona erdi. İngilizler tarafından Türk Kaplanı veya Çöl Kaplanı ismi verilen Fahreddin Paşa, savaş esiri olarak önce Mısır'a daha sonra da Malta'ya gönderildi. 8 Nisan 1921'de Malta'da kurtulduktan sonra Milli Mücadeleye katılmak üzere Ankara'ya geldi. 9 Kasım 1921'de TBMM tarafından Kabil Büyükelçiliğine tayin edildi. 1936'da Tümgeneral rütbesi ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekliye ayrılan Fahreddin Paşa, 1948'de İstanbul'da vefat etti. Şimdi bu büyük Türk' ü ve O' nun askerlerine söylediği sözleri, içsel bir yemin gibi belleğime kazıyoruz: 'Biliniz ki, kahraman askerim bütün İslam’ın manevi desteğiyle Hilafetin gözbebeği olan Medine'yi son fişeğine, son damla kanına, son neferine kadar muhafaza ve müdafaaya memurdur. Buna askerce, müslümanca azmetmiştir. Bu asker, Medine'nin enkazı altında ve nihayet ‘Ravza-i Mutahhara' nın yeşil türbesi altında kan ve ateşten ibaret kızıl bir kefende gömülmedikçe, Medine-i Münevvere kalesinin burçlarından ve nihayet ‘Mescid-i Saadet' in minarelerinden ve yeşil kubbesinden Osmanlının Al bayrağı alınamayacaktır..' *İşte bu yurtsever insanın o koşullarda ülkemize kazandırdığı hazinenin listesi: - Hazreti Osman’ın ceylan derisine elyazmalı Kuran’ı. - 5 adet eski elyazması Kuran ve 4 adet Kuran cüzleri. - Değerli taşlarla bezenmiş, altın kaplamalı 5 adet Kuran kabı. - Hilye-i Şerif (Peygamberimizin yazı ile yapılmış portresi). Gümüş çerçeveli, yeşil kadife üzerine pırlanta ve incilerle Peygamberimizin adı yazılı, gümüşten güneş resimli. - Bir adet som altın üzerine pırlanta ile Kelime-i Şehadet yazılı levha. - Pırlantalı, incili, mercanlı 7 adet tespih. - Gümüş işlemeli 2 adet rahle. - Sultan Abdülaziz’in pırlantalı ve altın işlemeli tuğrası. - 4 adet sancak başı ve 3 adet değerli kılıç. - Kevkeb-i Dürri adlı 4 parça büyük elmas. Altın üzerine oturtulmuş, çevresi elmas ve yakutlarla bezenmiş. - 14 adet pırlanta ve zümrütlerle bezenmiş altın askı. - Pırlanta, inci, yakut ve zümrütlerle bezenmiş 11 adet altın kandil askısı. - Değerli taşlarla bezenmiş 1 adet altın kandil. - 1 adet altın kahve askısı. - Değerli taşlarla bezenmiş 7 adet altın şamdan. İkisi 1.55 metre boyunda ve 50 kilo ağırlığında. Her birinin üzerinde 2.680 pırlanta var. - 1 adet altın makas. - Değerli taşlarla bezenmiş 8 adet altın gülabdan (gülsuyu kabı) ve 12 adet altın buhurdan (tütsülük). - Pırlanta, zümrüt, yakut ve incilerle bezenmiş 2 adet çelenk, 10 adet yıldız çiçek, bir yaprak. Hepsi altın. - 1 adet pırlanta yüzük. - Altın ve gümüş zincirler, altın mücevher kutuları ve çekmeceleri. - 84 karat inci taneleri, 15 parça zümrüt, 27 parça yakut, 53 parça pırlanta ve elmas, 3 kilo 985 gram altın, 908 kilo gümüş. - 49 parça şal ve sırma işlemeli perde. - Medine’de Sultan Mahmut kütüphanesi ve diğerlerindeki değerli eserler. Bu inanılmaz hazine şimdi Topkapı Sarayı’nda
. Bir bölümü sergileniyor
__________________
Kuzey ormanlarından çıkıp geldiler. Cesur, dağınık, yetenekli ve henüz yolun başındaydılar. Önce bozkıra, sonra çin içlerine ve sonra da başı sonu belli olmayan bir sel gibi garba doğru yayıldılar...
afrasiyab isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 13:13.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2021, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56