Anasayfa arrow Dosyalar arrow Siyasi Dosyalar arrow Gülen'in Emrindeki Bakanlar
 
   
Türkçülüğün Esasları
Türkçülüğün Özü
A) Dilde Türkçülük
B) Sanatta Türkçülük
C) Ahlaki Türkçülük
D) Hukukta Türkçülük
E) Dinde Türkçülük
F) İktisatta Türkçülük
G) Siyasette Türkçülük
H) Felsefede Türkçülük
Genel İçerik
Marşlarımız
Görsellikler
Türk Dünyası Ezgileri 1
Türk Dünyası Ezgileri 2
Türkçülük Hakkında
Tüm Dosyalar
Tüm Yazarlar
Edebiyat
Makaleler
Tepkisiz Kalma
Ağelini Öneriniz
Belge Resim

Bilgilendirme
Görsellik
Kitap Önerileri
Büyük Türkçüler
Büyük Türkçülerden
Azınlık veya Özerk Türkler
Nutuk
Siyasi Dosyalar

  :: AB`den hibe alan gazeteciler ve akademisyenler
  :: Egemen Bağış'ın Yalanları
  :: Kılıçdaroğlu hakkında bilinmeyen tek gerçek
  :: CHP'de Kürtçü Darbe Hazırlığı 2009
  :: Sayın Gülerce, Sayın Tezcan;
  :: Baykal'a yapılan tezgahın gayri resmi tarihi
  :: Banu Avar'ın Yasaklı Belgeseli
  :: Danıştay Suikast Örgütü
  :: Fethullahçıların rüyası Kürdistan haritası
  :: Tarihe geçecek o savunma
  :: Ümraniye ( Ergenekon ) Davası Tutanakları
  :: Osmanım'ın suç dosyaları
  :: TRT'de kadrolaşma
  :: Mustafa Sarıgül'ün malvarlığı
  :: Barzani Aşireti ve İsrail
  :: Silivri duruşmasından
Türkçe
Türkçe Adlar
Türkçe İzgileri
Hayvan Adları
Türkçe Terimler
Göktürk Yazıtları
Kuş Adları Derlemesi
Türkçe Adlar Sözlüğü
Kazakistan Türkçesi Sözlüğü
Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü
Dosyalar
İletişim
 

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

İlgili İçerikler

Gülen'in Emrindeki Bakanlar

PDF Yazdır Ağhesabı

Fethullah Gülen’in Emrindeki Bakanlar:

Hans Aiberg'in yazdiklarina ve internette bulunan bilgilere gore:

 Fethullah Gülen, Aiberg'i satın alıp emrine alamadığı için, kendi yayın organlarında karalama kampanyası başlatmış daha sonra Nurcuların maskesini düşürdüğü için  kendisine suikastler bile düzenletmiştir. Hatta rahmetli Necip Hablemitoglu kaynakli bir bilgiye gore Fethullah Gülen'e sunulan öldürülmesi gerekli 7 kişilik listede 1. sırada öldürülmesi gerekli kişi Hans Aiberg'tir.

Aynı (Fethullah Gulen'e sunulan) listede öldürülmesi gerekli kimseler arasinda 4. sırada olan Hablemitoğlu düzenlenen sinsi ve kalleşce suikast sonucu hayatını kaybetmiştir. Rahmetli Hablemitoglu'nun uyarisindan sonra Hans Aiberg 2 ayri suikast girişiminden birinden yaralı, diğerinden ise yara almadan kurtulmuştur.

Bu on bilgilerdenden sonra, sis perdesinin aydinlatilmasinda faydasi olmasi acisindan medyadan derledigimiz bolumu sunuyor, yorumu okurlara birakiyoruz

Hans Aiberg'i ve esini;  ASILSIZ ve GERCEK DISI SUCLAMA ile tutuklayan Balikesir Emniyet Mudurlugunun  bagli oldugu Ic Isleri Bakani Abdulkadir Aksu'nun ve cezaevinde 7 aya yakin sure YARGISIZ INFAZA mahkum eden kurumun bagli oldugu Adalet Bakani Cemil Cicek'in Fethullah Gülen’in emrinde olduklari tespit edildi.

Emin Şirin'in Fethullah Gulen emrinde bakanlar oldugunu hatta  "NurettinVeren'in, en aşağı dört tane bakanın Gülen’in izni olmadan öksüremeyeceğini iddia ettigini" ve savciliga suc duyurusunda bulunuldugunu belirttigi aciklamadan ilgili bolum:

Olmuyorlar. Olamıyorlar değil, şuurlu yapıyorlar... Fethullah Gülen’in dini idare ve siyasete alet etmemesi lazımdır. Milli Eğitim’den, İçişleri Bakanlığı’ndan, Adalet Bakanlığı’ndan elini ayağını mut-la-ka çekmesi lazımdır. Yoksa çektirirler.

-AKP ile ilişkileri mi var diyorsunuz...

Yahu göbek bağı var... Nurettin Veren, en aşağı dört tane bakanın Gülen’in izni olmadan öksüremeyeceğini iddia etti. Ben de bu iddiaları savcılığa taşıdım...

-Kimdi bu bakanlar?

Cemil Çiçek, Ali Coşkun, Abdülkadir Aksu ve Hüseyin Çelik’ten bahsediyor. Bu iddiaların araştırılması lazım...

-Veren’in Gülen cemaatinden ayrıldığı için iftira attığı söyleniyor...

Bu laflar boş laflardır. Veren’in iddialarını da tetkik edecek merci savcılıktır. Savcılık harekete geçsin, tespitlerini yapsın, ondan sonra iftira mıdır değil midir anlayalım.

-Fakat, Gülen ve Ak Parti’nin arasının pek de iyi olmadığı söylentileri de var...

Peki öyleyse... son Amerika’ya giden iki tane bakan, Abdullah Gül ile Mehdi Eker... kendisini ziyaret etmiş mi etmemiş mi?... Bir açıklasın bakalım...

-Ne zamandı bu ziyaret?

Son altı ay içerisinde... Kur’an-ı Kerim'e el basarak açıklasın ama..

http://www.nurettinveren.net/modules/news/article.php?storyid=215

HOCAEFENDİ İÇİN YENİ SUÇ DUYURUSU!

İstanbul bağımsız Milletvekili Emin Şirin, Fethullah Gülen hakkında ididalarda bulunan Nurettin Veren'in açıklamalarının değerlendirilmesi amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Edinilen bilgiye göre Emin Şirin, Nurettin Veren ile birlikte Ulusal Kanal'da 3 Haziran'da katıldığı Aydınlık Kürsü programının deşifresiyle birlikte Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu. Şirin, Veren'in, "Ben bir ihbarcı konumundan öte, bir şahidim. Savcılara diyorum ki, Sayın Savcılar ben, ihbarda bulunmanın ötesinde canlı şahidim. Beni birileri yok ettikten sonra mı benim ifademe müracaat edeceksiniz. Ben canlıyken benim ifademi alın" dediğini aktardı.

Şirin, "Eğer bu iddialar Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 2000/124 E.Sayılı dosyayı alakadar ediyorsa, Nurettin Veren'in bu davada tanık olarak dinlenilmesi ve ayrıca, bu iddiaların ihbar kabul edilerek Nurettin Veren'in ifadesine başvurulmasını ve eğer bir cürüm unsuru görülürse gerekli hukuki işlemlerin yapılmasını ve eğer bu dosyayı alakadar etmese bile ayrıca ihbar kabul edilmesini arz ederim" dedi.

İDDİALAR NELER?

Nurettin Veren, Şirin'in suç duyurusuna konu olan programda; Gülen'in mükemmel vaazlarıyla Kuran'ı anlatmasıyla insanları cezbettiğini, Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ali Coşkun, eski İçişleri Bakanı Şehabettin Harput ile yüzlerce kez görüştüğünü, bu isimlerin Gülen'in 'yat' demesiyle yatıp, 'kalk' demesiyle kalkacağını", Ali Talip Özdemir ile birlikte bu dört isimin Gülen isteseydi geçmişte ANAP'a değil CHP'ye bile geçebileceğini, Başbakanlığı döneminde konutta Tansu Çiller'e 2.5 saat boyunca Gülen'i anlattığını, ondan sonra Çiller'den fevkalade destek ve yakınlık gördüklerini, Gülen'in "Türkiye işgalinin 1998 ve 2000 yılında bittiğini", "imamlarının" güvenlik ve istihbarat birimleri de dahil devletin her kademesinde yer aldığını, Turgut Özal ilk kez milletvekili adayı olduğunda Gülen'in talimatıyla evde hasta yatan ninelerin dahi sedyeyle oy vermeye götürüldüğünü, artık bütün dinleri harmanlayarak evenjalist bir din anlayışıyla dünyaya yeni bir model sunmak istediğini, 'Derin Fethullah devletinin en büyük çete olduğunu, devlet bilincine varması gerektiğini" iddia etmişti.

http://www.sonsaniye.net/haber2389.htm

 BAKANLARIN FETHULLAH BAĞLANTISI

Adalet Bakanı Cemil Çiçek, bugüne kadar tüm görevlerini anayasa ve yasalar çerçevesinde yaptığını belirterek kimsenin emrinde olmadığını söyledi. Acaba Bakan Çiçek, neden bu açıklamayı yapmak ihtiyacını duydu?

Ulusal Kanal'da yayınlanan ve Nurettin Veren'in sunduğu Aydınlık Kürsü programında Veren, AKP'li Bakanlar için, Fetullah Gülen'in her dediğine itaat edeceklerini söylemişti.

Nurettin Veren programında Adalet Bakanı Cemil Çiçek, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu, Sanayi ve Ticaret  Bakanı Ali Coşkun ve eski İçişleri Bakanı Şahabettin Harbut ile yüzyüze görüştüğünü, bu kişilerin Gülen'in "yat demesiyle yatıp, kalk demesiyle kalkacağı"nı açıklamıştı. Veren'in bu açıklamaları üzerine, İstanbul Bağımsız Milletvekili Emin Şirin, Adalet Bakanı hakkında, Cumhuriyet savcılığına şuç duyurusunda bulunmuştu.

http://ulusalkanal.com.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=637&Itemid=4

Ölüm fermanının imzalandığını öne sürerek Gülen hakkında aleyhte açıklamalarda bulunan Nurettin Veren, bir süredir bir dizi iddiayla gündemde yeralan bir isim.

Yazı dizisinin bugünkü bölümünde bir yerde Veren şunları iddia ediyor:

Bakan Aksu beni ikna etmeye çalıştı

Ben hiçbir yerden çare bulamayınca, olabilecek herhangi tehlikeli bir durumu önlemesi için eskiden beri hem Fethullah Gülen'i hem de beni yakından tanıyan İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu' nun makam odasına giderek yazılı dilekçemi suç duyurusu olarak verdim. 2-3 saat orada konuyu görüşmemize rağmen konuyu örtbas etmek ve bu işi duyurmamak için Aksu beni iknaya uğraştı. Ben, ondan sonra Cemil Çiçek Bey'e (O da beni eskiden tanır ve Hocaefendi'nin yanına sık sık gelir) faks çekerek aynı müracaatta bulundum. Fakat hiçbir cevap alamadım.

http://www.sansursuz.com/haberler/templates/sansursuz.asp?articleid=2068&zoneid=1&y=

Gülen'i aklama çabası

08 Ocak 2005

    Sivil toplum örgütleri, son dönemde Fethullah Gülen'le ilgili yazı dizilerinin ABD detekli bir merkezden yönetildiğini belirterek amacın Cumhuriyeti içeriden vurmak olduğunu savundular. Sivil örgütler, Gülen'i öven gazetelere karşı kampanya başlatacaklarını açıkladılar.

    Bağımsız Milletvekili Emin Şirin de basının Fethullah Gülen'e olan ilgisini 3 nedene bağladı: Birincisi tiraj kaygısı, ikincisi Gülen'in kendisini aklama gayreti, üçüncüsü de gazete sahiplerinin cemaatten maddi beklentisi.

    ...

    Yazı dizilerine tepki gösteren sivil toplum örgütleri kampanya başlatacaklar

    Basının Fethullah 'aşkı'

    İstanbul Haber Servisi - Türk basınında bir süredir birbiri ardına yayımlanan Fethullah Gülen hakkındaki yazı dizilerine sivil toplum kuruluşları tepki gösterdi. Çağdaş Eğitim Vakfı Başkanı Gülseven Yaşer , Gülen haberlerini utançla ve kaygıyla izlediğini belirtirken İP İstanbul İl Başkanı Erkan Önsel , Gülen yazı dizilerinin amacınının cumhuriyeti içeriden yıkmak olduğunu savundu.

    Sabah gazetesinde 26 gündür Emre Aköz ve Nevzat Atal tarafından hazırlanan ''Saidi Nursi'den Fethullah Gülen'e Nur Cemaati'' yazı dizisinin ardından bugün de Milliyet gazetesinde Mehmet Gündem 'in yazı dizisi başlıyor. Gülen röportajını Zaman gazetesinin eski yazarı Mehmet Gündem'in yapması dikkat çekiyor.

 

    Gündem, 1996'dan 2001'in sonlarına kadar Zaman gazetesinde haftalık röportaj yazarlığı yapmış, Kasım 2001-Mayıs 2003 tarihleri arasında da Zaman'ın yorum sayfalarının editörlüğünü üstlenmişti.

    Gündem, 2004'ün başından bu yana Milliyet gazetesinde çalışıyor.

    Milliyet gazetesi yazıişleri müdürlerinden Tahir Özyurtseven , ''Sabah gazetesindeki Gülen dizisinin hemen ardından neden Fettullah Gülen röportajı yayımlıyorsunuz'' sorusunu şöyle yanıtladı:

    ''Sabah'taki herkesin bildiği şeylerdi. Sıcak bir haber içermiyordu. Gündem, aylar öncesinden röportaj için randevu almıştı. Özellikle Sabah'taki dizinin bitmesini beklemedik. Gülen ile koşullar gereği haber değeri taşıdığı için röportaj yaptık.''

    Sivil Toplum Kuruluşları Birliği (STKB) önümüzdeki günlerde bu yazı dizilerinin yayımlandığı Sabah ve Milliyet gazetelerinin satın alınmaması için geniş kapsamlı bir kampanya başlatmaya hazırlanıyor.

    Kasetlerden sonra ne değişti

    STKB üyesi Çağdaş Eğitim Vakfı Başkanı Gülseven Yaşer, bu gazetelerde Gülen'e karşı başlayan ''büyük aşkı'' , kaygı ve utançla izlediğini söyledi. 1999 yılında Gülen'in cumhuriyet karşıtı konuşmalarını içeren kasetlerinin medyada yer aldığını anımsatan Yaşer, ''O kasetleri yayımlayan da bugünkü yayınları yapan da aynı medya. Toplumu aydınlatması gereken medya, insanları yanlış yollara yönlendiriyor. O kasetlerden sonra ne değişti ki medya Gülen'in peşine düştü. İleride yeni kasetler çıksın onları da yayınlarlar. Yayın politikaları çok kişiliksiz'' dedi. Yaşer, Gülen'in eğitim kurumlarında öğrenim görmüş bazı gençlerin kendilerine başvurduğunu ve orada yaşananların anlatıldığı kitaplar basıldığını anlatarak o kitapların toplatıldığına dikkat çekti. Bu yayınların arkasında büyük paralar döndüğünü iddia eden Yaşer, ''Çünkü, zamanında bize de paralar teklif edilmişti. Medya, tarikatlara alet oluyor. Gülen'in o kasetlerini yayımlayan medya tarafından bugün baş tacı edilmesi düşündürücü'' diye konuştu.

    İşçi Partisi İstanbul İl Başkanı Erkan Önsel de Gülen'in sağ kolu Nurettin Veren 'in Aydınlık dergisi ve Ulusal Kanal'a yaptığı önemli açıklamaların ardından Amerikancı medyada Fethullah Gülen'i parlatma kampanyası başlatıldığını kaydetti.

    Gülen'in Pensilvanya'da 130 dönümlük çiftliğinde, CIA'in yakın koruması altında 6 yıldır Türkiye düşmanı faaliyetini sürdürdüğünü ifade eden Önsel, ''tarikatlar koalisyonu'' nun hükümetin birçok bakanlığını elinde bulundurduğunu belirtti.

    08.01.2005 Cumhuriyet gazetesinden alınmadır

    http://www.cev.org.tr/ayin_konusu.php?id=14

 

Kürt İslamcıların değişmeyen ismi: Abdülkadir Aksu

 

Özellikle 1990’lardan sonra, Kürt İslamcıların hükümet olduğu dönemlerin bir önemli özelliği daha vardır:Adülkadir Aksu’nun İçişleri bakanı olması.

Türt-İslamcılığın en yüksek aşamasına geldiği ANAP iktidarının İçişleri Bakanı ile Kürt-İslamcılığının en yüksek aşamasına geldiği ve devleti tehdit ettiği günümüz AKP iktidarının İçişleri bakanı aynıdır.

Yine büyük bir tesadüf olacak, emniyette, devletin kritik mevkilerinde, Kürtçü ve Şeriatçı kadrolaşmanın yoğun olduğu, İçişleri Bakanlığına bağlı kurumların, devlete karşı gelme, devlet düşmanlığı yapma cesaretini gösterdiği dönemler yine Aksu’nun İçişleri Bakanı olduğu dönemlerdir. Polis içersinde Fethullahçı yapılanmanın temellerini Aksu atmıştır.

Bir iki ay öncesini hepimiz hatırlıyoruz. DTP’li belediye başkanları, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı, devletin aleyhinde ortak bildiri yayınlamışlar ve hiçbir yaptırımla karşılaşmamışlardır. Doğu illerinde devlete karşı ayaklanan insanları yönlendirenler yine bu belediye başkanlarıdır. İnsanlar, devleti değil belediye başkanlarını dinlemektedirler.

PKK’lıların cenazeleri, DTP’li belediyelerin tahsis ettiği ambulanslarla kaldırılmakta, ölen PKK’lılar için yine bu belediyeler tarafından anıtlar dikilmektedir. Ancak İçişleri Bakanı tüm bunlar karşısında sessizdir. Tüm bu olup bitenlere göz yummaktadır. Tüm bunlara göz yummak, devlete karşı PKK’lıyı desteklemekten başka anlama gelir mi? Aksu Emniyet’i öyle bir hale getirmiştir ki, kendi milletine düşman, Türk devletine düşman, Atatürk’e düşman insanlar Emniyet’i doldurmuşlardır.

Hemen hatırlatmakta fayda var. Atatürkçü aydınlara karşı en çok kimin döneminde saldırılar olmuştur, en çok kimin döneminde Atatürkçü aydınlar öldürülmüştür?

Bu dönemlerde İçişleri bakanı hep Abdülkadir Aksu’dur.

Muammer Aksoy, Çetin Emeç, Bahriye Üçok, Necip Hablemitoğlu gibi Atatürkçü aydınlar Aksu’nun İçişleri Bakanlığı döneminde öldürülmüş ve hiç birinin faili bulunmamıştır.

Türk Solu

Kuzey Fırat

AKP Kürt-İslam devleti istiyor

Güneş Ayas

Nurcu Bakana göre Atatürk yedi düveli yenmemiş

Devam edelim; infazlardan sonra Hüseyin Çelik kurtuluyor ve hemen Fethullah’a sığınıyor. Bundan sonra o bir Fethullah’çıdır. Fethullah’ın okullarının reklam kampanyalarına çıkar, Fethullah’ın DGM’deki yargılaması başladığında ilk karşı çıkanlardan biri olur.

Hüseyin Çelik yalnız Türklüğe değil Atatürk ilkelerine de karşıdır. O’na göre 10 Kasım anmaları “ilkel kabilelerin tapınmaları”na benzemektedir, saygı duruşunda bulunmak ise “yatırdan bir şey istemek” gibidir. Türkiye’de Atatürk’ün manevi kişiliği “ancak kanunlarla korunabilmektedir.” Yoksa halkın sevgisi samimi değildir. Çelik Türk milletinin verdiği Kurtuluş Savaşı’na bile inanmamaktadır:

“Milli mücadelede Atatürk yedi düveli denize döktü diye körpe beyinlere telkinde bulunursanız... İngilizlerin, Fransızların ve İtalyanların hiç de ordularla, silah zoruyla çıkarılmadıklarını öğrendikleri zaman milli mücadele şaibe altında kalmaz mı?”

Milli Eğitim Bakanı’nın nasıl birisi olduğu az çok ortaya çıktı. Bir seneden beri yaptığı icraatı da hep birlikte izliyoruz. YÖK’e ve üniversitelere düşmanlık, türban, İmam Hatip kışkırtması ve kadrolaşma. Milli Eğitim Bakanlığı’nda bir “imamlaşma” yaşandığını bilmeyen kalmadı ama bir “Kürtleşme” yaşandığını da söylemek gerek. Bakanlık yazışmalarından Türk sözcüğünü kaldırmak isteyen müsteşar Şaban Şimşek’i de aynı Hüseyin Çelik atamadı mı?

http://www.turksolu.org/44/ayas44.htm

FETHULLAH GÜLEN MEHDİ EKER BULUŞMASI!

Başbakan Tayyip Erdoğan, seçimlere bir yıla kala, Fethullah Gülen’in yeniden desteğini alabilmek için harekete geçti.

HABERTURK

ABD ziyareti sırasında Gülen ile bir şekilde irtibat kurarak aralarındaki soğukluğu gidermek isteyen Erdoğan, cemaate yakınlığıyla tanınan ve sevilen bir isim olan Tarım Bakanı Mehdi Eker’i elçi gönderdi. AK Parti’nin kaderini belirleyecek sürpriz Pennsylvania buluşmasını Habertürk Ankara Haber Müdürü Gülin Yıldırımkaya ortaya çıkardı.

GÖZDEN ÇIKARMADI

Bugüne kadar Fethullah Gülen’in hiçbir organizasyonuna katılmayan, yurtdışı seyahatlerinde okullarına uğramayan ve Gülen’i hiç ziyaret etmeyen Başbakan

Tayyip Erdoğan, sanılanın aksine cemaati gözden çıkaramadı. Erdoğan, ABD ziyareti öncesinde sürpriz bir adım atarak cemaate yakınlığı ile bilinen ve sevilen bir isim olan Tarım Bakanı Mehdi Eker’i Fethullah Gülen’e elçi gönderdi. Gülen’i Pennsylvania’daki evinde gizlice ziyaret ederek Erdoğan’ın mesajlarını ileten Eker’in aldığı yanıt AK Parti’nin kaderini belirleyecek.

ARALARI AÇILMIŞTI

Erdoğan ile Gülen cemaatinin arasının açıldığı, cemaatin önde gelen isimlerinden Hüseyin Gülerce’nin yazılarında hükümete sert mesajlar göndermesiyle açığa çıkmıştı. Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olabilmek için Gülen’e yönelik bir operasyon yapabileceği

spekülasyonuna karşı hükümeti uyaran Gülerce, bunun Ak Parti’nin intiharı olacağını yazmıştı. Gülerce, Vatan gazetesine verdiği röportajda da Erdoğan’ın Gülen’i hiç ziyaret etmemesine sitem etmişti.

Başbakan’ın tavırları, Gülen cemaatini gözden çıkardığı şeklinde yorumlanmıştı. Ancak Erdoğan Tarım Bakanı Mehdi Eker’i öncü kuvvet olarak ABD’ye göndererek, Gülen’in gönlünü almak için ilk adımı attı.

Tarım Bakanlığı’nın internet sitesinde ise Eker’in süt ineği yarışmasının ardından Pennsylvania çiftliğinde incelemelerde bulunduğu bilgisi yer alırken, Fethullah Gülen ile gizli buluşması saklandı.

http://www.sonsaniye.net/haber7060.htm

Alıntıdır


 
< Önceki   Sonraki >
 
Tavsiye Ettiklerimiz
Yasaklı Belgesel
Tebriz Türk Takımı
Tolon Paşa ve Ordusu
O.Sinanoğlu Sohbet
İthal Tohum İhaneti
Durum Çözümlemesi
Zekeriya Öz Hakkında
Kurtuluş Savaşında 2000 Kırgız
Hakikat nerede?
Etki Ajanları
Çıkışyolu Turan
Dilde Birlik ve Türklük Şuuru
TSK'yı Yıpratma Girişimleri
Siyasetimiz Nasıl Düzelir
Sivil cehalet
Türk Ülküsü
Mevlana'dan Öğütler
Kazak ve Türkiye Türkçesi
Ampulün Anlamı
Said-i Nursi'nin Gerçek Yüzü
Bor Madeni ve Önemi
İran'a şeriat nasıl geldi?
Atatürk'ün Kaleminden
Hablemitoğlu Belgeseli
Gül'ün Süreci
Gizli Mutabakat
Gladyocu İftirası
Kürt Federe Devletine
Gökşad'tan

Saçların gezerdi yüzümde eskiden

Ağlarsın

Saçların gezerdi yüzümde eskiden,

Şimdi yanaklarımda damla damlasın.

Ne çok severdim dizinde yatmayı,

Şimdi uykumu bölen keskin bıçaksın.

 

Nefesin vururdu nefesime her akşam,

Şimdi soluğumu kesen acı rüzgarsın.

Bütün dertlerim yalnız sende biterdi,

Şimdi yüreğimde kapanmaz yarasın.

 

Şehre uzak yerlerden yıldızlar sayardık,

Şimdi gökyüzünde en uzak yıldızsın.

Ne çok özledim seni anlatabilsem,

Şimdi oturup kana kana ağlarsın...

 

Çorlu, 2002

Gökşad

 

Gölgeler

Gölgeler

-I-

Ömrün gölgesi olsun ömrümün

Uzayıp gitsin ardımca

Ben gidersem bir ikindi vakti...

Ki sen bir Cuma sabahı gelirken

Ömrüm gölgesi olmuştu ömrünün

Uzayıp gitmişti ardınca...

 

Ankara, 2004

 

Gölgeler

-II-

Bütün zamanların tek suçlusu ben miyim

Üstüme bir bulutun bile gölgesi düşmez

Bu karanlık sahrada neye pervaneyim

Kapanan gözlerime bir ışık düşmez...

 

Medet ey sevgili, yandım bu çölde!

Bu nasıl bir serap, bu nasıl bir gölge?

Düştüm düşeli bu amansız hüzne

Divane yüreğim bir lahza gülmez

                                  

Ankara, 2004

 

Ahiret'te

 


 

Tanrım sen varlığı yaratansın

Canlı cansız her şeyi kuşatansın

Bir dileğim var sen bağışlayansın

Desem korkarım demesem yer beni

 

Garip gönlüm gece gündüz âhtadır

Dileğim gönlümde sana âyandır

Kusur kulundan bağış katındandır

Desem korkarım demesem yer beni

 

Bedenimi balçıktan sen halk ettin

Yüreğime dünyayı sen dar ettin

Gönlüm coştu, dilimi sen lâl ettin

Desem korkarım demesem yer beni

 

Tanrım hurilerin gözümde değil

Aşk için bir ömür yeterli değil

Hâşâ Kaynaroğlu isyanda değil

Âhirette sevdiğime ver beni

 

               Ankara, 2003

 

Sır Kapısı

Sır Kapısı

 

Kırk sır kapısı açıldı gözlerinde

Kırk ayrı yol var her kapının birinde

Her yol ağzında ayrı idam ettiler

Sade tenim kaldı saçının telinde

 

Bir tel saç ile bağladılar çenemi

Üç tas su ile yıkadılar tenimi

 

Beni gonca gül yaprağına sardılar

Musalla diye avucuna koydular

Nasıl bilirdiniz diye sordular

Sustum da dinledim başka bir alemde

 

Aşkı bilmeyenler hiç ses çıkarmadı

Mecnun dedi ki “beni utandırmadı”

 

Kaynaroğlu, adını toprağa verdin

İki kaş arasından sıratı geçtin

Lokman’ın sırrını sen âşikar ettin

Ölü müsün diri mi, bilmez hiç kimse.

 

Ankara, 2004

 

Nevruz

  

Nevruz

Gökyüzünde göç başlar vakit gece

Sultan kız batıdan doğuya göçer

Toy düğün başlar Türkistan ilinde

Sultan Nevruz önünde gergef işler

 

Bize de gel bilinmez bir saatte

Benim de ölülerim yeyip içsin

Rızkımızı bulalım bu yengi gün’de

Bütün alem Tanrı’ya secde etsin

 

Esir Türkleri unutma Sultanım

Onlar beklese de başka baharı

Birgün muhakkak biter bu zalim kış

Yine az görür Türk, koca dünyayı

 

Hazar’a muhabbet götür sultanım

Yesevi’den hikmet getir bizlere

De ki özlemiş sizi Kaynaroğlu

Gayrı dayanmazmış gönlü hasrete

Gökşad

Sivas, 1997

 

Kuşların Rüyası

Kuşların Rüyası 

Kuşların rüyasına girdim dün gece

Karar verdim bunu hep yapacağım

Hepsi de uyuyordu gözlerinde

Onları mı yoksa seni mi kıskanayım

 

Güya bir bülbül senin nefesinden

Şiirler okuyordu seher vaktinde

Şaşırdım kaldım, ses benim sesim

Dedi ki “İlham” derler buna sizin alemde

 

Rüyasında bir güvercin konup pencerene

Uzatıp kanatlarını tutundu ellerine

Şaşırdım kaldım, el benim elim

Dedi ki “Vuslat” derler buna sizin alemde

 

Bir serçe rüyasında kanat çırpıp

Su içti avuçlarından kana kana

Şaşırdım kaldım içim yanmış benim de

Dedi ki “Mecnun” derler buna sizin alemde

 

Kuşların rüyasına girdim dün gece

Gördüm ki seni seviyorum her bedende

Bir kaknus yaklaşıp kulağıma sessizce

Dedi ki “Kader” derler buna sizin alemde

 

Dedim ki “Hayrolur İnşallah...”

Gökşad 

Ankara, 2004

 

Gidişine Ağıt

 

 Mecnûn düşünde gördü Leylâ’yı bir gece:

 Ve sen, şehirlerini benim ülkeme kurdun,Pâyitahtını benim yaralı kalbime..

.Seni bir kan pıhtısı gibi elimde tuttum.

 İnsafsız rüzgârlar uğradı yurduma: 

Yağmur kar ortasında bir çöle düştüm,Kum fırtınasında tutundum saçlarına...

Sen uykudaydın, ben kâbuslar gördüm. 

Buğday tarlalarına kızgın alevler düştü: 

Çıplak ayaklı çocuklar savruldu her yana,

Çıplak ayaklı yıldızlar gibi darmadağın...

Ne olur beni de kat, beni de kat dualarına. 

Seni düşümde gördüm,  tam altı yıl önce: 

Ve sen, gözlerini giyindin Asya ceylanlarının,

Ak sakallardan miras bir huzur yüzünde...

Gezinip durdun içinde bütün damarlarımın.    

 Benim yüreğim mahşer, senin gönlün sırat: 

Zalim bir korku boğazlar sevincimi,

Gözlerim karanlık benim, senin gözlerin hayat.

Gözlerim hiç görmesin gittiğini...  

Ki o Selçuklu şehri seni bırakır mı bilmem:

 Lacivert göğünde gözlerin, bir muska gibi dururken,

Vakitsiz düşer toprağa kırkikindi yağmurları.

Bin yıllık Medrese, yeni bir Eylül’e soyunmuşken... 

Yıldızlara söyle seni geri getirsinler: 

Onlar bilir benim çekik gözlü yüreğimi.

Geçmişin saçından tut, sana yol göstersinler,

Yıldızlar bilir benim gökçe soylu düşlerimi... 

Ankara, 2003

Gökşad 

 

Gözlerin

 

Gözlerin

 

Sanki deryalara dalar giderim

Baktıkça içimi yakar gözlerin

Her şafak vaktinde çalar kapımı

İlmiği boynuma takar gözlerin

 

Mecnun’u çöllerde koyar çaresiz

Ferhad’ı dağlara salar gözlerin

Yanımda yöremde ölüm gezdirir

Benim peşimde o yeşil gözlerin

 

Başı dik dağlara yasla sırtını

Dolunay akşamı kaldır başını

Her kim ki yazarsa kişi bahtını

Ezelden alnıma yazmış gözlerin

 

Dört duvardan gayrı yerim olmadı

Kendi gölgem bana sadık kalmadı

Şu yalan dünyada yüzüm gülmedi

Benim tek servetim senin gözlerin

 

Kefenimi yeşil sarın, beyaz olmasın

Mezarımı göğe kazın yerde kalmasın

Sevdiğim gözünden yaşlar akmasın

Gider Kaynaroğlu, kalır gözlerin

 

Sivas, 1998

 
   
 
Benzer Yazılar