Yeni Bölünme Tezgahı : Laik, Anti Laik

Sevr özlemi ile tutuşan emperyalizm, yeniçağ savaş yöntemleri ile üzerimize saldırmaktadır. İktisâdi dayatmalar, darbeler, siyâsi tezgahlar, suikastlar ve terör adı konulmamış yeni savaşın kirli yöntemleridir. Diğer bir yöntem ise toplum içindeki ayrılıkları derinleştirerek, iç savaş çıkarmak ve dış müdâheleye gerek kalmadan ülkeyi içten çökertmektir. Hiç şüphesiz en kalıcı sonuca bu yolla varılır. İç savaşı körükleyebilmek için ayrılıkçı Kürtçü hâreket; halkı sokaklara dâvet etti, yaktılar, yıktılar. Atatürk heykelleri ateşe verildi, okullar yakıldı, işyerleri kundaklandı, askerlerimiz ve polislerimiz şehit edildi. Bunlar tutmayınca hendekler kazıldı, canlı bombalar devreye sokuldu. Türk Milleti sağ duyulu davrandı ve bütün bu kışkırtmaların üstesinden geldi.

Bazı mürteci beyinlerin Alevilere yönelik ya da Şiilere yönelik söylemleri de toplumda karşılık bulmadı. Birçok yönüyle kaynaşmış olan Türk Halkı’nı mezhep üzerinden çatıştırmak şu an için mümkün gözükmüyor. Bu sebepledir ki laik olan ve laiklik karşıtı olmak üzere yeni bir ayrışma zemini devreye sokulmak istenmektedir.  Ak troll olarak adlandırılan koyu AKP taraftarları ile kızıl troll dediğimiz koyu CHP taraftarları bu yangına körükle gitmektedir. Sanal alem üzerinden bilgi kirliliği ve düşmanlık yaratarak , toplumda nefret duygusunun yayılmasına ön ayak olmaktadırlar. Sonucunu düşünmeden yapılan bu fanatizm, kimseye faydası olmayan ve düşmana hizmet eden tehlikeli bir süreci başlatabilir.

Etnik ve mezhepsel olarak bölünemeyen Türk Halkı, bu yolla siyasal olarak bölünmek istenmektedir. Belki de etki ajanları ya da kesin inançlı kimseler tarafından körüklenen bu ayrışma yeni bir kirli tezgahın altyapısını oluşturulmak için yapılıyor olabilir. Öncelikle, küresel emperyalist çetenin Türkiye’ye karşı savaş açmış olduğunun bilincinde olmak zorundayız. Türkiye’de patlayan bombalar, şehit edilen askerler ve polisler, namertçe yürütülen bu savaşın sonuçlarıdır. Bütün olan olaylar basit bir hükümet meselesi değil dir,  devletin bekâsının tehdit altında olduğunu görmek zorundayız. Unutmayalım ki gemi battığı zaman; deniz, siyasi görüş ayrımı yapmadan tüm yolcuları yutacaktır. O sebeple, önceliğimiz Türkiye gemisini korumak ve kollamak olmalıdır. Bunun ilk aşaması birlik ruhunun sağlanmasıdır.Siyâsiler, ünlüler ve kanaât önderleri yaptıkları açıklamalar ve eylemlerle toplumun sağduyusunu hâreket geçirmelidir.

Türkiye’de laiklik âslen toplumun büyük bir kesimi tarafından kâbul görmüştür. Tartışma laikliğin yorumu üzerinden gitmektedir. Dini bağnazlık da koyu laik bağnazlık da çatışma getirir. Birisi laik dünya görüşünü benimsiyor diye dinden çıkmaz, başka birisi de laikliği başka şekilde algılıyor diye yobaz değildir.Herkes söylemlerinde daha dikkatli olmalı, karşı tarafı incitmemelidir. Çünkü Türk Milleti’ne yapılacak en büyük düşmanlık ona saldırmak değil, onu iç cephede kutuplaştırmaktır. Buna alet olan herkes, düşmana hizmet etmektedir.

3.1.2017

Kürşat Yılmaz