Atatürkiye

Atatürkiye

                 Bir alt kimlik üst kimlik muhabbetti aldı başını gidiyor. Oysa “Ata”mız ne güzel söylemiş, “Ne Mutlu Türküm Diyené” diye. Ve ne güzel yazılmış anayasamıza, “ Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür.”.diye.  Ama birilerinin ince hesapları nedeniyle olacak, “Başbakanımız” ortaya Türkiyelilik diye bir kavram attı. Aslında sadece bu söylemi bile Başbakanı siyasetten men etmeye yeter. Çünkü bu düpedüz ulus devlet yapısını dinamitlemektir.

                 İşte bu dinamit birden patlayınca soruyor insan kendi kendine; “Ne oluyoruz diye?”. Ne mi oluyoruz? Ümmet devleti oluyoruz. Buna öncelikle Türk Devletinin ulusal yapısını ortadan kaldırarak başlanıyor. Sonra laikliği de aradan çıkarıyorsunuz. Böylelikle elinizde “müslüman” kavimler oluyor. Ve her kavime ayrı ayrı kurallar geliyor. Tabii bunu yapmışken Atatürk adı önce “Atatürkiye” sonra da “kafir , din düşmanı oluyor.” Bu arada da her kavime yerel özerklikler veriliyor yani federasyonlar kuruluyor. Türkiye Cumhuriyeti “Anadolu Federasyonlar Birliği” oluyor. Ve en sonunda da “Anadolu İslam Cumhuriyeti”. Ha buradaki cumhuriyet sözcüğü laf olsun torba dolsun diye ekleniyor. Yoksa gerçekte değişik değişik diller konuşan, mezhepsel farklar sebebiyle bir birine kin duyan yöneticiler tarafından güdülen “halklar” yığını çıkıyor ortaya.

                 Ve bir gün bir bakıyorsunuz, ülkenizin doğal kaynakları için mesela bor için ülkeniz fiili işgal altında kalıyor. Ama siz ülkenizi korumak yerine karşı mezhebi, diğer “kavimleri” katlediyorsunuz. İşgalciler ve kukla yönetim ise demokrasi nutukları atarak paralarını sayıyor.

 

 

                                                                                                                                                            Mustafa Kemal'in Askeri