Abdulhamid Süleyman Çolpan

 20. yüzyıl Özbek şiirinin en millî şairi Çolpan'dır. Kendisinden sonra yetişen bütün millî şairlerin üstadıdır. Asıl adı, Abdülhamid Süleymanoğlı'dır. Eserlerinde "Çolpan" mahlasını kullandı. 1893 yılında Andican şehrinde doğdu. Babası Süleymankul Yunusoğlu, medrese eğitimi görmüş, mürettep divan sahibi bir şairdir. Abdülhamid, önce mahalle mektebinde, sonra Andican medresesinde eğitim gördü; bütün Türk şivelerini, Arap ve Fars dillerini, dinî ve müspet ilimleri öğrendi. Devam ettiği Rus-Tüzem mektebinde Rusçayı, bu dil vasıtasıyla Batı edebiyatını ve düşüncesini taradı. Türkistan'da 1905 yılından sonra Ceditçiler tarafından çıkarılan gazete ve dergilerle İsmail Gaspıralı, Mahmud hoca Behbûdî ve Münevver Kaan gibi Ceditçilerin tesiri altında kaldı. Türk Dünyası'nın ve bilhassa Türkiye'nin hayat tarzı ve kültürünü öğrenmeye çalıştı.

20. yüzyıl Özbek şiirinin en millî şairi Çolpan'dır. Kendisinden sonra yetişen bütün millî şairlerin üstadıdır. Asıl adı, Abdülhamid Süleymanoğlı'dır. Eserlerinde "Çolpan" mahlasını kullandı. 1893 yılında Andican şehrinde doğdu. Babası Süleymankul Yunusoğlu, medrese eğitimi görmüş, mürettep divan sahibi bir şairdir. Abdülhamid, önce mahalle mektebinde, sonra Andican medresesinde eğitim gördü; bütün Türk şivelerini, Arap ve Fars dillerini, dinî ve müspet ilimleri öğrendi. Devam ettiği Rus-Tüzem mektebinde Rusçayı, bu dil vasıtasıyla Batı edebiyatını ve düşüncesini taradı. Türkistan'da 1905 yılından sonra Ceditçiler tarafından çıkarılan gazete ve dergilerle İsmail Gaspıralı, Mahmud hoca Behbûdî ve Münevver Kaan gibi Ceditçilerin tesiri altında kaldı. Türk dünyasının ve bilhassa Türkiye'nin hayat tarzı ve kültürünü öğrenmeye çalıştı.

1913 yılından itibaren eser vermeye başladı. İlk makalelerini Sadâ-yı Türkistan, Sadâ-yı Fergana ve Türkistan gazetelerinde neşretti. 1914-1917 yıllarında, milliyetperver bir gazeteci olarak tanındı. Devrinin önemli meselelerini, Bahar Avulları, Vatanımız Türkistan'da Temir Yollar, Oş, Doktor Muhammedyar, Yılda Bir keçe, Şarq Poezdi Keldi, Şarq Uyğangan, Çimkent, Quturgan Müstemlekeçiler, Yol Esdeligi gibi eserlerinde aksettirdi.

Çolpan'ın sanatkâr olarak tanınmasını sağlayan eserleri, şiirleridir. İlk şiirleri, 1922 yılında, Özbek Yaş Şâirleri adlı antolojide yayımlandı. Aynı yıl, ilk şiir kitabı olan Bulaqlar neşredildi. Sonraki yıllarda Uyğanış (1924) ve Tan Sırları (1926), 1930'lu yıllarda Saz ve Cor adlı şiir kitapları basıldı. İlk üç şiir kitabında, Şark ülkelerini işgal eden sömürgeci Ruslarla İngilizlere duyulan nefret, onlara karşı mücadele duygusu, Rusların baskı, zulüm ve katliamları, Hokand ve Türkistan'ın diğer şehirlerinde dökülen kanlar, Türkistan'ın parçalanması, halkın açlık, sefalet ve çaresizliği, esir Türkistanlıların ümitleri ve yüksek millî şuur, açık veya metaforik olarak ve sanatkârane bir üslûpla dile getirildi.

Türkistan'ın parçalanıp Özbek Sovyet Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra takip edilen politikalar karşısında, diğer millî aydınlarla birlikte Çolpan da çaresiz susmak zorunda kalmıştır. 1925 yılında kendisi, "muhit küçli eken, eğdim boynımnı" demek suretiyle sanat anlayışındaki zoraki değişikliği itiraf etmiştir. Aralıksız devam eden baskı ve tehditlerin ardından 14 Haziran 1937 tarihinde, milliyetçi olmak suçundan dolayı "halk düşmanı" olarak tutuklandı ve bir yıldan fazla süren sorgu ve işkencelerden sonra 4 Ekim 1938 tarihinde kuruşuna dizilmek suretiyle öldürüldü. Çolpan, bu kanlı dönemde, baskı ve zulümlere rağmen büyük bir edebî miras bırakmış bir şairdir. Şiirin yanında nesirle de meşgul olarak hikâyeler, Halil Fereng, Çörinin İsyanı, Yarqınay, Muştumzor, Ortaq Qarşıbayev, Hücum gibi tiyatro eserleri ve Keçe ve Kündüz adlı bir roman yazdı. Bu romanın Keçe adlı birinci bölümü, 1936 yılında neşrolundu; ikinci kısmı ise kayıptır. Tercüman olarak da Sha-kespeare'in Hamlet, Puşkin'in Boris Godunov ve Dubrovskiy, Gorki'nin Ana adlı eserlerini Özbek diline kazandırdı.

Çolpan'ın şahsı ve eserleri, 1925 yılından başlayarak 1990'lara kadar Sovyet tenkitçilerinin haksız hücumlanna maruz kaldı. Asıl eserlerinin basılmasına izin verilmedi; sadece Sovyet hayat tarzını öven ve Lenin ve kızıl bayrakla ilgili şiirleri yayımlanarak Çolpan'ın, Sovyet ideolojisine ve sanat anlayışına bağlı eserler veren bir şair olduğu kanaati uyandırılmak istendi.

1990'lı yıllarda, Çolpan'ın bütün eserleri ya yımlanma imkânına kavuştu. 1991 yılında, Fıtrat ve Abdullah Kadiri gibi haksız yere öldürülen diğer millî aydınlarla birlikte Çolpan'a da uluslararası Nevâî ödülü verildi. Ayrıca Çolpan adına da uluslararası ödül ihdas edildi, cadde ve kütüphanelere ismi verildi.