Bala bandırılmış acı gelecek...

         ABD’de seçimler yapıldı. ABD halkı büyük güç merkezinin yarattığı evsizlik-işsizlik korkusu pompalanarak Obama’yı Başkan seçti. Durum açıklığa kavuşmuştur. Güç merkezi kötü polisi geri çekip iyi polis olanı istemiştir. Dünya bakımından tehlike iki kat büyümüştür.

Bala bandırılmış acı gelecek...

 

"Bugün ABD ekonomisinde Finans sektöründe ortaya çıkan çalkantı ABD yi de terbiye kıskacına alabilme yeteneğindeki büyük güç merkezinin uzakdoğuya yönelik para akışının sonucudur.Bakalım ABD ekonomisi bu daralmayı ne gibi karşı tedbirlerle ve önerilerle karşılayabilecek? Bakalım ABD devlet aygıtı kimin denetimindeymiş ?Ülkelerde kapitalist üretim ilişkileri diye birşey kalmıyor.Üretim yerine tüketim destekleniyor.Kredi muslukları sonuna kadar açılarak modern üretim şartları ortadan kalkıyor,köle gibi çalıştırma dönemi geliyor.Çin'de yaratılan üretim üssü, tüm dünyada üretimi yok etmenin ve teslim almanın alt yapısını hazırlıyor."     

   Yukarıya aldığım alıntı  bu bölümde 18 0cak 2008’de eklemiştim.
         İlk önce finans merkezlerinin uyguladığı domino etkisi yöntemiyle bütün ülkeler açık düşürüldü. Altın tepside sunulan krediler geri çağrıldı. 3 TRİLYON DOLAR bir anda buharlaştı...Türkiye’den örnek verelim, Bankalar bu sürecte el değiştirdiler. Limanlardan bazıları, büyük sanayi kuruluşları,iletişim ve ptt hizmetleri el değiştirdi. Tarım arazilerinde bile yabancı yoğun alımlar yapıldı. ŞİMDİ 490 milyar dolarlık bir iç-dış borç sorunumuz daha var. Yani hem  değerlerimizi sattık ham de borcumuz katlandı. Paranın bir kısmıyla duble yollar ve belediye geçitleri yapıldı. Birileri hükümetimize "inşaat sektörü canlanırsa ekonomi patlama yapar " dediğinden, bir kısım parayla banka kredisi kullandırılarak konut inşaatları yaygınlaşmıştı.Bugün bu önermenin sonucu 3.5 milyon konutluk emlak stokunun satılamadığı, banka kredilerinin durdurulduğu sıkıntılı günler gelip çatmıştır. Yatırımlar durma eğilimindedir. İşsizlik artışı durdurulamaz olmuştur.

 

Şimdi ne durumda olduğumuza gelince, ÖNDER'in uygulayacağı politikalara nasıl ortak olup durumu kurtarabiliriz diye düşünmekteyiz...Bırakınız önlem sözlerini..size ait olmayan değerler için ne önlemi uygulayacaksınız ki...tarımı çoktan bitirdik, sanayi üretimi AB ülkelerine yapılan ithalata dayalı ihraç ürünleri şişirmesiyle borçlanmamızın en büyük ayağı lüks tüketimle sınırlı olduğundan bitme noktasındadır...Halkın kredi kartlarıyla bankalara ve piyasaya olan borçları 6 yılda 15 milyar YTL’den 90 milyar YTL’ye ulaşmıştır.Bu paranın gecikme faizleri tutarının iki katı kadar olduğu da ayrı bir dram...Tüketici kredileri borçları ise önümüzdeki günlerin sıkıntılarından biridir.
         ABD’de 2 trilyon dolarlık kaynak çok büyük finans güç merkezinin çekim alanına gönderildi. ABD’de devlet denen gücün aslında güç merkezinin gösteri aygıtı olduğu ortaya çıktı.Binlerce hatta milyonlarca para sahibi batarken diğer bazıları güç merkezine doğru yükselişe geçtiler. Sistem böyle çalışıyor. Aynen bizlere öğretilen küçük balıkların yutulması hikayesindeki gibi...Değişenin, kapitalist üretim ilişkilerinin her iki tarafının da bu yeni çekim merkezleri tarafından modası geçmiş eşya gibi itelenmesi olduğu açıkça görülüyor...Modern anlamda kapitalist ve emekçi terimleri yerine , güç merkezleri ve ona bağlanmış bütün bir insanlık dönemine giriyoruz. Bütün ülkelerde ileri sürülen borsa,faiz,döviz sarmalı kullanılarak, ülkelerin işletmeleri, doğal kaynakları, yolları, limanları, postaneleri, bankaları,tarım arazileri,değerli neleri varsa hepsi satın alınıyor...Milli kapitalist üretimi bir yana ülkelerde üretim ilişkisi ve karşılıklı pazarlık ortamı ,serbest piyasa yalanlarıyla el değiştiriyor...gerçekte ellerimizden kayıp gidenin bu değerlerimiz ve kurumlarımızla birlikte ülkemiz olduğunu anladığımızda korkarım ki sesimizi kendimize bile duyuramayacağız.
         ABD’de seçimler yapıldı. ABD halkı büyük güç merkezinin yarattığı evsizlik-işsizlik korkusu pompalanarak Obama'yı Başkan seçti. Durum açıklığa kavuşmuştur. Güç merkezi kötü polisi geri çekip iyi polis olanı istemiştir. Dünya bakımından tehlike iki kat büyümüştür.
         Güç merkezi dünyanın en büyük ekonomik organizasyonunu kullanarak sosyal politikalar balına bandırılmış yeni bir uyutma ve esir etme yöntemi uygulayacaktır.
         Tüm dünya halklarının sevgisini gösterdiği ÖNDER , öncekine göre daha da saldırganlaşacaktır. Erk kaynakları üzerindeki Azerbaycan ve Ermenistan’da iktidar değişiklikleri gündeme getirilebilir. İran beklenmedik şekilde müdahaleyle karşılaşabilir. Afganistan’ın tamamen el değiştirdiğini ve ABD’nin Ortaasya’daki merkez ülkesi olduğunu görebiliriz. Afrika köleydi-gönüllü köle gücü olmaya aday görünüyor. Güç merkezi ihtiyaçları ne gerektiriyorsa en büyük gücün onu yerine getireceği açıktır. 2 trilyon dolarlık balın acısı en ücra köşelerde insanların sosyal haklardan ve en doğal beslenme-barınma olanaklarından arındırılmasını gündeme getirebilir.


"Ekonomik kriz çıksın da görün" bekleyişi Milli bir görüş olabilir mi ? Ekonomik kriz çıkabilir, çıkarsa ne yapılmalı fikrini öne çıkarmak gerekir.Türkiye hepimizindir. Ayrıca her şart altında krizlerin çıkmayabileceğini de yaşayarak öğrendik. Uluslararası Güç Merkeziyle uyumlu bir siyaset izleniyorsa o ülkede kriz  beklenmemelidir.Daha doğrusu var olan iktisadi kriz bile değişik gündemler ve dışardan katkılarla perdelenebilir. İktisadi bir kriz olsa bile "iktidar sırasının" kendilerinde olduğunu sananlar hayal görüyor. Türkiye borçlandırılarak yeni köleciliğin altyapısı hazırlanıyor.

 

5.11.08

Bozdoğan