VATAN UĞRUNA CAN VERDİĞİN TOPRAKTIR |
|
|
|
|
VATAN UĞRUNA CAN VERDİĞİN TOPRAKTIR
1901 Erzincan / Tercan / Elmali Köyü dogumlu dedem Mehmet Balaban anlatiyordu. Zabitler köye girdigince dogruca bizim eve ve büyük amcam Kamer Aganin evine yerlestiler. Zabitlerin basindaki Kumandan, babam Ali Musa Agaya „ Ülke her taraftan isgal edildi.Ingilizler, Fransizlar, Ruslar, Italyanlar, Yunanlilar her taraftan Anadolu´yu isgal ediyorlar. Ingilizler Istanbul´u zaptetmisler. Padisah efendimiz de orada hapiste. Bu bir ölüm-kalim savasi. Imkanlariniz ne kadarsa bize o kadar yardim edin. Anadolu´yu düsman cizmesinden kurtaralim“
Agabeyim Yusuf Aga agilin kapisini acti. Tam 120 koyun vardi. Hepsini Zabitlere verdi.“Alin size helal olsun, Yeter ki düsman namusumuzu ayaklar altina almasin” dedi. Köye 60 tane Zabit gelmisti. Zabitlerin bir kismi Büyük amcam Kamer Aganin konagina yerlestiler. Geri kalanlarida bizim eve yerlestirdik.. Kumandanlar ve Cavuslar bizim 2 odada, diger Zabitler de , bos merek ve ahir da yatiyorlardi. Kisin hava cok soguktu. Merekte yakacak soba yada ocak yoktu. Zaten bir tarata da ot vardi. Sabah Zabitlerin yattigi merege girdigimizde havanin insanlarin beden sicakligi ve nefesleri ile oranin epeyce isindigini görüyorduk.
Biz erkek, kadin, coluk-cocuk hepimiz ev daminda yatiyorduk. Zabitler ev damina hic girmezlerdi. Bir sey lazim olsa seslenirlerdi, biz de gider bakardik. Zabitler de bir kac at, daha cok da katir vardi. At ve katirlari da komsularin ahirlarina dagitmistik. Zabitler bahara kadar köyde kaldilar.
Annemin gözleri kördü. Hic görmezdi. Ama Zabitlere ekmegi annem yapiyordu. Ancak cok ekmek pisirdigi icin artik tandir da degil sac üzerinde pisiriyordu. Zabitlerin, atlarin, katirlarin yiyeceginin cogunu köyden temin ediyorduk. Kis bitmeden köyde ot sikintisi basladi. Zabitler „Aman katirlara iyi bakalim, onlar bize cok lazim“ diyorlardi. Ineklere, danalara ot vermiyor, katirlara veriyorduk.
Köyde ot sikintisi baslayinca Agabeyim Yusuf Aga köyün erkeklerini topladi. „Gidin Sansa´dan ot getirin“ dedi. Köyün erkekleri hasirlarda dagda cigir acarak Sansa´ya gidip ot ve saman getiriyorlardi. Ben kücük oldugum icin hic gitmedim. Dagdan karda cigir acarak gitmek ölümdü.
Havalar biraz isininca Kumandan köyü topladi. Kim ne kadar yardim edebiliyorsa bize yardim etsin dedi. Köyde herkes elinde avucunda ne varsa getirdi, ortaya koydu. Kimi canini, kimi malini verdi.
Bizim 5 tane öküz, bir de alaca güzel bir tosun vardi. 3 tane da öküz arabasi ( Kagni ) Agabeyim Yusufa Aga hepsini Zabitlere verdi. Kumandan dedi “ Öküz arabalarini sürmek icin herkes adam versin. Ben o zaman 14- 15 yasinda ya vardim, ya yoktum. Agabeyim Yusuf Agaya dedim “benim alaca tosunumu verme”. Agabeyim cok kizdi. “Neyimiz varsa hepsini ortaya koyacagiz” dedi . Ben alaca tosunu cok seviyordum. Henüz igdis edilmedigi icin agir yük tasiyamazdi. Öküz arabalarini siraya dizdiler. Cepheye erzak tasinacakti.. Herkes Zabitlere verdigi arabalarini kendi sürecekti. Ben alaca tosunu cok sevdigim icin onun kosuldugu arabayi istedim. Öküz arabalari sirayla yola koyuldular. Dervis Cemal rampasina gelince tosun arabayi cekemedi. Ben tosuna kiyip modullamiyordum. Agir yükten boynu yara olmustu. Benim araba durunca arkadaki arabalarin hepsi rampada durdular. Zabitlerden biri geldi. Modulla tosunu dövmeye basladi. Tosun zorluyor ama cekemiyordu. Birden tökezledi ve yere düstü. Zabit, tosuna kalksin diye gene vurmaya basladi. Tosun cekemiyordu. Alaca tosuna vurulunca ben agladim ve tosunun östüne kapandim. Ne olur vurmayin, cekemiyor” dedim. Ben öyle aglayinca Zabitlerden biri geldi saclarimi oksadi. Cantasindan bir tane peksimet cikarip bana verdi.” Tamam vurmayacagiz” dedi. Yükün bir kismini indirdik. Rampayi cikarana kadar ben Zabitlerin hepsi yükün birazini kendimiz tasidik. Arabalari Kargin´a kadar götürdük. Bize dediler Kötür köprüsüne kadar sürün oradan siz geri dönün. Biz Kötür köprüsüne kadar götürdük. Köprünün oralarda baska adamlar ve Zabitler vardi. Bizden arabalari aldilar ve simdi siz köyünüze dönün dediler. Bizim 3 tane öküz arabasi öküzlerle birlikte gitti. Babam onlari zaten Zabitlere bagislamisti. Bir daha ne öküzleri ne de o zabitlerden haber alamadik. Dedem Mehmet Balaban, Erzincan ve cevresine yasiyan Alevi Balaban asiretindendir. Kurtulus Savasinda Balaban asiretine mensup akrabalarimizdan tam 17 kisi 1. Dünya savasinda yurt savunmasinda sehit düsmüslerdir. Yukarida söz konusu olan köy Erzincan / Tercan güzergahinda eski tarihi ipek yolu üzerinde bulunan ve stratejik önemi cok yüksek olan Cibice Elmali köyüdür. Kisin ani bastirmasi sonucu hazirliksiz yakalanan bir bölük asker, büyük akrabalarimiz tarafindan konuk edilmis ve büyük desdek verilmistir. ( Mehmet Ali Balaban, Balaban asireti soy seceresi, Cetin Ofset,1980 Istanbul sayfa 179- 180 ) BUGÜN YOKSUL IRAK HALKI , DÜNYANIN EN GELISMIS SILAHLI ORDULARI ILE SAVASIYOR VE KÜCÜK BIR IHANETCI KESIM DISINDA DESTANLAR YAZIYOR : BU HAKSIZ SAVASTA KÖRPE YAVRULARINI ; GELINLIK KIZLARINI ;MASUM SIVILLERINI BAGIMSIZ BIR IRAK UGRUNA FEDA EDEN IRAK HALKININ KAHRAMANCA DIRENISI KARSISINDA SAYGI ILE EGILIYORUM TAM BAGIMSIZLIK UGRUNA BEDEL ÖDEYEN KUSAKLARIN TORUNLARI ; DIGER KAHRAMANLARI IYI ANLARLAR |
| Sonraki > |
|---|