Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı  

Geri git   Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı > Atatürk ve Atatürkçülük > Atatürk İlkeleri > Halkçılık

Cevapla
 
Seçenekler Tarz
Eski 07-06-2007, 00:36   #1
Akçura
Yönetici
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
İletiler: 1,026
Akçura - MSN üzeri İleti gönder
Varsayılan Halkçılık

Milliyetçiliğin tabii sonucu olan halkçılık, çağdaş demokrasi prensibinin temelini teşkil eder. Halkçılığın tarifini yapmadan önce halk kelimesi üzerinde durmak gerekir.

Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre, halk kelimesinin farklı tanımlarını yapmak mümkündür. Aynı ülkede yaşayan, aynı uyruktan olan insanlara halk denildiği gibi, ayrı ülkelerde yaşayan, aynı soydan gelenlere (Yahudi Halkı) ve aynı ülkede yaşayan farklı soylara da (Sovyetler Birliği) halk denmektedir. Bütün bunların yanında kabul gören bir başka tanımda; muayyen bir zaman ve yerde yaşayan insan topluluklarına halk denmektedir. Cumhuriyet dönemine kadar bizde halk yerine, ahali kelimesi kullanılmaktaydı.. Ahali anlayışını yıkan Atatürk, Türkiye halkını şöyle tarif etmektedir. “Türkiye halkı, ırken, dinen ve kültürel olarak birleşmiş, birbirlerine karşılıklı hürmet ve fedakârlık hisleriyle doldurulmuş, gelecekleri ve menfaatleri ortak olan sosyal bir topluluktur”. Görüldüğü gibi Atatürk, herhangi bir ayırımcılığı kabul etmeyip, Türkiye’de yaşayan tüm insanları bir halk olarak kabul etmektedir.

Gerek modern, gerek eski devlet kuruluşlarında halk kütlelerinin varlığı esasına bakarak her toplulukta halkçılık prensibinin mevcut olduğunu sanmak yanlıştır. Tarihte devlet idaresindeki fonksiyonu şuurundan habersiz bir çok topluluklar bulunduğu gibi, zamanımızda bile halkçılığı, başka deyimle demokrasiyi boyuna tekrarladıkları halde icraatlarında bu ilkenin açığına düştüklerini ispatlayan devletler vardır.

Halk demokrasisi adı altında bireylerin her türlü özgürlüğünü elinden alan bu devletlerin sistemleri yakın zamanda birer birer çökmüştür. O halde halkçılığı iyi anlamak gerekmektedir.

Halkçılık: “bireyler arasında hiç bir fark ayrılığı görmemek, topluluk içinde ayrıcalık kabul etmemek, halk adı verilen tek ve eşit bir varlık tanımak görüş ve tutumu” olarak tanımlanmaktadır. Halkçılık, halk devleti halk yönetimi, halkın kendi geleceğine hakim olması, yani siyasi demokrasi olarak kabul edilir.

Türkiye’de halkçılığın ilk fikri tohumları Jön-Türkler döneminde ortaya atılmıştır. özellikle Celal Sahir’in yönetiminde Türk Ocağının bir organı olarak yayımlanan “Halka Doğru” dergisi bu konuda öncülük etmiştir. Solidarist bir programa sahip olan bu dergide Ziya Gökalp ve Yusuf Akçura en önemli yazarlardı. “Bir manifesto niteliği taşıyan ve “Halka Doğru” başlıklı 5 sayı süren yazıyı Akçura yazmıştır. Buradaki Halkçılık, siyasal bir anlam taşımaz; daha çok halkın dertlerine eğilmek ve onları çözümlemek amacını güden romantik niteliği vardır.

Ziya Gökalp’in özellikle Osmanlıca’ya karşı halk lisanını savunması semeresini 1877 Meclisinde vermiştir. “Meclis-i Mebusan’da milletvekilleri kaba Türkçe denilen Öz Türkçe ile konuşmakta ve halk ile bütünleşmeyi ön planda tutmaktaydılar. 19. yüzyılın başlarında ise Türkçülük akımı ile Anadolu halkı ile aydınlar arasında yaygınlaşmaya başlamıştı. Birinci Dünya savaşı sırasında aydınlar arasında doğan halkçılık-köycülük düşüncesinden halkın mesut bir netice beklediği, halka doğru akımın bütün canlılığı ve hızıyla sürdüğü görülmekteydi.” Jön Türkler dönemindeki bu halkçılık hareketi, Tanzimat batıcılığına tepki, halkın idare edenler
tarafından geri plana itilişine tepki ve Balkanlarda görülen “populüst” ve köycü akımlarının etkisi olarak değerlendirilebilir ama siyasi bir mahiyet taşıdığı söylenemez.

İşte Türkiye’de siyasi anlamda halkçılığı uygulamaya koyan Atatürk olmuştur. Atatürk Türk halkını Derne’de, Tobruk’ta, Çanakkale’de tanımıştı. Samsun’a çıktığında, Amasya’da, Erzurum’da, Sivas’ta fakir ve fedakar halk daima Atatürk’ün yanında olmuştur.

Atatürk, Halkçılığı, ilk defa T.B.M.M’ne verdiği, münakaşa ve itirazlara sebep olan takrirde gündeme getirmiştir. Bir nevi ihtilal beyannamesi olan bu takrirde Atatürk, “Efendiler, bu esaslara müstenit olan bir hükümetin mahiyeti suhuletle anlaşılabilir. Böyle bir hükümet, hakimiyet-i milliye esasına müstenit halk hükümetidir” diyerek, siyasi anlamda halkçılığı açıkça beyan etmiştir.

20 Ocak 1921’de kabul edilen ilk Anayasamızın 1.maddesinde (Hakimiyet bila kayd-ü şart milletindir. idare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir’ denerek milli hakimiyet ilkesini Anayasa hükmü haline getirilmişti.

“Bu anayasa, millete hürriyetini vermek için millete ait hakimiyet hakkını B.M.M vasıtasıyla kullanılmasını derpiş etmekle yetinmemiş, vilayetlerde kaza ve nahiyelerde, mahalli seçimlerle halkın bu mahalli idare ve yönetimlerine katılmasını da temin etmiştir.

Yine Atatürk, 9 Ağustos 1923’de kurduğu siyasi partiye Halk fırkası adını vererek, halkın aktif olarak siyasi hayata katılmasını arzulamıştır.

15 Ekim 1927’de toplanan, Cumhuriyet Halk Fırkası ikinci büyük kongresinde, Halkçılık programına yer verilmişti. Bu programda; “irade ve hakimiyet kaynağı millettir. Bu irade ve hakimiyet’in, devletin vatandaşa ve vatandaşın devlete karşı vazifeleri tamamiyle yerine getirmek için kullanılması, partinin başlıca prensipleridir. Kanunlar önünde mutlak bir eşitlik kabul eden, hiç bir ferde, aileye, hiçbir sınıfa hiçbir cemaate imtiyaz tanımayan, yurttaşları halktan ve halkçı olarak kabul ederiz” denmiştir. Böylece halkçılığın, eşitlikçi niteliği de vurgulanmıştır.

Halkçılık daha sonra Türkiye Cumhuriyetinin temel niteliklerinden biri olarak Anayasalarımızda yer almıştır.
Akçura isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler
Tarz

Yetkileriniz
Konu Açmaya Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı

Fikirmeydanı Kuralları
Hızlı Erisim


24 Saatlik Zaman Dilimi +2. Şuan Saat: 22:44.


vBulletin® Sürüm 3.8.4
Telif ©2000 - 2021, Jelsoft Enterprises Ltd. Türkçü Toplumcu Ağalanı'nın tüm hakları Türk Milleti'ne aittir. Kaynak göstererek alıntı yapmak serbesttir.
Türkçü Toplumcu Fikirmeydanı
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56