Hazmetmenin adı hoşgörü oldu

HAZMETMENİN ADI HOŞGÖRÜ OLDU!

Büyük bir heyecanla beklenen “NEVRUZ (Bahar Bayramı) kutlamaları da yapıldı. Gazetelerimiz “Nevruzun bayram havasında ve hoşgörü sayesinde olaysız geçtiği” hakkında manşetler atmıştı.

Evet, gerçekten de binlerce insanın katılımıyla yapılan Nevruz kutlamalarında dişe dokunur bir olay yaşanmamıştı. Fakat hoşgörü olarak görülen bazı şeylerde nasıl artık hazmettiğimizin de göstergesiydi.

Örneğin bu kutlamalarda Van’da bir pankart asılmıştı meydanın ortasına “İŞGALCİ TC KÜRDİSTAN’DAN DEFOL” diye. Evet, asıldıktan kısa bir süre sonra kaldırıldı ama bu orada toplanan kalabalığın da niyetini ortaya koymaktadır. Çocukların eline verilen bu pankart sayesinde bir kez daha Kürdistan ilan edildi ve biz buna hoş görümüz sayesinde göz yumduk. Daha doğrusu artık bu gibi milli davaları da ki yenilgilerimizi hazmetmeyi öğrendik.

Yani bundan böyle artık daha serbest bir şekilde Türkiye’nin doğusundan Kürdistan diye bahsedebileceğiz.

Kadınların başlarına “NEWROZ” yazılı, Türk alfabesinde olmayan çift “V”li (W) harflerle yazılmış bandana takmasına izin verildiğini gördük ve buna da bir müdahale edilmesi söz konusu değildi, çünkü hoşgörülü yaklaşmak zorundaydık bu masum isteklere. Sonuç itibariyle Kürdistan topraklarında yaşayan insanlar oldukları için ayrı dilleri, ayrı alfabeleri olması da normaldi. Bir zamanlar tek dil tek eğitim diyerek kıyametleri koparanlar bu gün yapılan tahrikler karşısında hoşgörülü davranabiliyorsa, gerçekten de köprünün altından çok sular akmış demektir.

PKK bayrakları, APO katilinin posterleri tüm kalabalığın elinde olmasına rağmen, ve PKK ve yine o malum şahsa yönelik övgüler yapılmasına rağmen ve bu övgülerin bırakın Kürdistan olarak hoşgörüyle kabul etmeye başladığımız topraklarda yapılmasını, Türkiye Cumhuriyetinin büyük şehirlerin de yapılmasını ve hiçbir müdahalede bulunulmamasını da yine bir hoşgörü anlayışıyla izlemek zorunda kalışımız da hazmetmeye başladığımızın bir resmidir.

Evet, NEVRUZ kutlamaları, münferit birkaç olay dışında olaysız geçti.  Başka türlü nasıl olabilirdi ki? Adamlar Türkiye’nin doğusundan seni kovuyor, Alfabeni değiştiriyor, özerkliğini ilan ediyor ve sen hoşgörü maskesi altında tüm bunlara izin veriyorsun ve ardında da olaysız geçti diyerek de övünüyorsun.

Ey benim saf temiz halkım! Ey benim Güvenlik kuvvetlerim! Ey benim yandaş ve yandaş olmayan medyam! Aslında öyle büyük bir olay oldu ki bu NEVRUZ kutlamalarında Kürdistan resmi olarak Türkiye Cumhuriyetinden kabul gördü. PKK resmen Kürdistan’ın askeri, Apo ise kurucusu oldu.

Bir güvenlik mensubu çıkıp oradan Apo posterini, ya da PKK bayrağını indirmeye kalksaydı görürdüm ben o olay çıkmadan biten “NEWROZ” u

Hazmettik canlarım hazmettik… Daha neleri hazmedeceğimizi de artık hiç merak etmiyorum. Çünkü hazmetmeyeceğiz dediğimiz birçok olay gibi bunu da hazmettiğimize göre, ne laiklik için, ne Cumhuriyet için, ne Büyük Önder Atatürk’ün ilke ve devrimleri için bir endişe duymuyorum, çünkü onların yok oluşunda izlenen yolu zaten adım adım, hazmede hazmede yürüttüler bize. Sıra Türkiye’nin gerçek anlamda bölünmesine gelmişti bunun da temellerinin artık atılmış olduğunu bu “NEWROZ” kutlamalarında gördüm.

Tüm Türk Milletine, Tüm “NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE” diyebilen soydaşlarıma geçmiş olsun diyorum. Artık hazımsızlık diye bir sorunumuz kalmadı. Hazımsızlığın ilacı “HOŞGÖRÜ” oldu. Hoş göre, hoş göre hazmediyoruz.

“NE MUTLU HOŞGÖRMESİNİ BİLENLERE”

22.03.2010 

Aylaberk