Behzat Ç dizisi ve Türk kanalları gerçeği

bombacipkk_filiz.jpgKitle iletişim araçlarının toplum üzerine etkisi yadsınamaz. Hiç şüphesiz ki bu araçların gerek yaygın kullanımı gerekse hem göze ve hem de kulağa hitap etmesinden dolayı televizyon ve sinemadır. Bu sebepledir ki özellikle her eve girmiş olmasından dolayı televizyon propoganda aracı olarak kullanılmaktadır.

Akp iktidarı döneminden özellikle muhalif olan kanalların başına gelenler, hakim gücün propoganda gücünü ele geçirmek istemesindendir. ART, Kanal B , Ulusalkanal, önceki çizgisi ile Kanaltürk ve son olarak Oda Tv’nin hepsinin ortak özelliği aynıdır. Basın özgürlüğünün tam anlamı ile varolduğu ülkelerde yaşanmaması gerekenler olaylar bu kanalların başına gelmiştir.

Günümüz Türkiye’sinde Türk kanallarında milli düşüncesin sesi susturulmuştur. Hatta milli duruşa karşı cephe almış durumdadır. Basın gücü, Amerikancı cemaatlerle ve işbirlikçi sermaye basının eline geçmiş, hemen hergün Türk Ordusu’na ve Cumhuriyet’in temellerine kin kusmaktadır.

Behzat Ç gibi milli hassasiyeti yüksek olan kişilerce de ilgi ile takip edilen dizinin bu haftaki bölümüne gözüm takıldı. Amatörce kurgulanmış ve zayıf senaryosuna rağmen kendine özgü tavırları ile belli bir izleceyi kitlesine ulaşmış hafiyelik dizisinde bu hafta konu, Pkk ve uzantılarının talepleri için imza toplayan etnik kürtçülere, ülkücüler saldırmış ve biri de  eylemcilerden birini öldürmüştür. Diziyi seyrederken, bölücü unsurların uzantıları demokratik hak arayan masumlar, ülkücülerin ise saldırgan ve huzur bozan insanlar olarak gösterildiği intibağı bizlerde oluşmuştur. Bolca Kürtçe’ye ve onların siyasal söylemlerine yer veren dizinin ana oyuncularından biri de imza toplayan kürtçülere destek imzası vermiştir. Dizinin ayyaş komseri de Türkçe bilmelerine rağmen Kürtçe savunma yapmak isteyen öğrencilerin taleplerini rededen hakime ters ters bakmıştır. Bu ve buna benzer birçok tavırla kitle üzerine istenilen yönde ruhbilimsel etki yapılmıştır.

Muhakkak ki bu dizi kurgudur, kişi ve olaylar uydurmadır. Ne var ki diziyi seyredenler olayı bu şekilde görmemekte, gerçek hayatla bağdaştırmaktadır. Gerçek ise böyle değildir. Gerçek, Türkiye’de bozguncu ve azgınlar pkk ve onların uzantılarıdır. Bu gerçeği en basit şekilde son zamanlardaki haber arşivlerini tarayarak görebiliriz.

Son üç aydaki haberlerden sadece bir kaçı.

8.12.2012

İstanbul Bahçelievler'de iki kişi polis merkezine önce el bombası attı. Saldırganlar daha sonra uzun namlulu silahlarla polis otomobillerini taradı. 1*

2.12.2012

Mersin'de terör örgütü yandaşları 'hırsızlık olayı var' diyerek polisi tuzağa düşürerek pompalı tüfekli saldırı düzenledi. 2*

14.12.2012

MERSİN'de terör örgütü PKK yandaşları tarafından bir markete atılan molotofkokteyli yangına neden olurken, alışveriş yapan vatandaşlar ise korku dolu anlar yaşadı. 3*

5.10.2012

Hakkari'de polise bombalı tuzak.Hakkari'de polis aracının geçişinden hemen sonra patlama meydana geldi. 4*

31.8.2012

Bombacı Filiz Şanlıurfa'da PKK Adına İmza Toplamış.Gaziantep saldırısını düzenleyen ve birçok masum insani bomba layarak öldüren terörist Murat Filiz, daha önce Diyarbakır, Adana ve Şanlıurfa'da örgüt suçlarından tutuklandı. 5*

14.8.2012

Mersin'de bazı işyeri ve araçlara molotofkokteylli saldırıda bulundukları belirlenen 18 yaşından küçük 4 kişi, polisin düzenlediği operasyonla yakalandı. 6*

....

Görüldüğü gibi yakıp yıkan, saldıran. Hem halka hem de güvenlik güçlerine zarar veren ülkücüler değil bölücülerdir. Peki bu gerçeğin halka böyle yansıtılmaması kime hizmet ediyor olabilir? Türk Milleti’ne hizmet etmediği açıktır.

Yeri gelmişken “Öyle bir zaman geçer ki” adlı dizide de dizinin sevilen genci bir ülkücü tarafından vurulmuştur. Yani yine milliyetçiler katil olarak gösterilmiştir. Nedense kimse kürtçü komünistlerce öldürülen 5500 ülkücüden bahsetmez. Öldürülen ülkücüler bu dizideki gibi kurgu değil tamamen gerçektir. Nedense sözde Türk basını bunlara yer vermez. Zamanın da şehit edilen Türk milliyetçilerinin katillerine Avrupa ülkeleri iltica hakkı tanımış ve rahat bir hayat sunmuştur. Bu katiller zamanla Pkk bünyesine katılmış, Türk Milleti’ne düşmanca tavırlarına kaldıkları yerden devametmişlerdir.

Görülüyor ki Türk Milleti’nin hakkını savunacak ve milletimize gerçekleri açıklayacak milli basın gücüne acilen gerek duyulmaktadır. Basının milli hale getirilmesi hükümetlerce değişmeyen bir devlet politikası haline getirilmelidir.

9.12.2012

Savakcan

Kaynak

1* http://www.hurriyet.com.tr/gundem/22111660.asp

2* http://www.marmarahaber.net/mersinde-polise-hain-tuzak_haberi_29151.html

3* http://www.youtube.com/watch?v=pzIkP3Ey_Ic

4* http://www.haberturk.com/gundem/haber/782500-hakkaride-polise-bombali-tuzak

5* http://www.urfadagundem.com/bolge-gundemi/bombaci-filiz-sanliurfada-pkk-adina-imza-toplamis-h2530.html

6* http://webtv.hurriyet.com.tr/2/36674/0/1/teroristler-markete-molotof-atip-boyle-dehset-sactilar.aspx