Halk Tv ve Algı Operasyonları

halktv11.jpg18 Aralık 2014 tarihli Sabahattin Önkibar, Aydınlık’ta yazmış olduğu ”Pensilvanya’dan Kılıçdaroğlu’na Hakan Aygün ricası” adlı yazısında, Hakan Aygün’ün Fethullahçı Bugün güncesinde çalıştığı günlerdeki çizgisini ve hangi bağlantılar ile Halk Tv’ye yönlendirildiği anlatmıştı. O dönemi yakından takip edenler bilirler, bazı gelişmeler ardından; Halk Tv’den Sinan Meydan, Nihat Genç, Yaşar Nuri Öztürk gibi vatansever ve Atatürkçü aydınlar uzaklaştırılmıştı. Cengiz Özakıncı, Banu Avar ve Hulki Cevizoğlu gibi Atatürkçülükleri tartışılmayacak aydınlara da ekranda yer verilmemiştir.

Gürkan Hacır ve Uğur Dündar’ın dışında kalan birçok izlencede, kanalın yayın çizgisi FETÖ’nün, HDP’nin ve Amerika’nın Türkiye’deki etki ajanlarını savunur konumda olmuştur. Mesela, Ayşenur Arslan’ın şehitlere çok içten tepki göstermezken, daha çok hendek siyasetinin yaygarasını kopardığını üzülerek izledik. Ortadoğu uzmanı olan, Türkmen kökenli bir BAAS partisi taraftarı Hüsnü Mahalli ile yapmış olduğu izlencede , doğru haberler ile birlikte yanlış haberler sunularak, algı oluşturulduğunu dikkatli takipçilerin gözünden kaçmadı.Örneğin İŞİD’in çocuk sattığı ve satılan kız çocuklarının ağladığı haberini, Medya Mahallesi izlencesinde göstermişler, bizlerde çok üzülmüştük. Arapça bilen dostlarımızın uyarısı doğrultusunda; öğrendik ki bahsedilen yarışma, çocuk satma yarışması falan değil, Kuran okuma yarışmasıymış.O yarışmada ağlayan kız çocuğu ise yansıtıldığı gibi satıldığı için değil, yarışmayı kazanamadığı için ağlıyormuş. İŞİD’in yapmış olduğu onca vahşeti kabul etmemiz mümkün değil, ama yalan haberlerle Türk kamuoyunda algı oluşturulmasını da kabul edemeyiz. Bu örnek dışında kalan başka bir çok konu sayılabilir.

Hüsnü Mahalli ve Ayşenur Arslan’ın sözde Ermeni soykırımı konusunda hangi cephede yer aldığını da Atatürkçü olduğunu söyleyen kitle şöyle bir araştırsın deriz. Ayşenur Arslan, AİHM’nin sözde soykırım konusunda lehimize karar alması sonrası, Halk Tv ekranlarında aynen şu sözleri söylemişti: “Ayol Doğu Perinçek davayı kazansa ne değişecek”. “Perinçek davayı kazandı diye soykırım tarihten mi silinecek”. “Bu davayı destekleyenleri de bir türlü anlayamıyorum”.

FETÖ üzerinden küresel sömürgeciliğin gerçekleştirdiği 15 Temmuz Darbesi’nin TRT’de yayınlanan yasadışı bildirisi, alel acele darbe girişimi devam ederken Halk Tv’de de yayınlanmıştı. Sözde demokratlığı kimseye bırakmayan bu kanal, nasıl olur da darbe bildirisini hemen yayına koyar? Demek oluyor ki Sabahattin Önkibar’ın yazısında, yıllar önce yazdıkları doğruymuş. Nazlı Ilıcak gibileri, Ergenekon ve Balyoz kumpaslarının hazırlayıcısı sözde gazetecileri, demokrasi adına savunduğunu iddia edenler, anti demokratik bir darbenin duyurusunu hangi demokrasi uğruna yayına koymuştur?

Kimse kimseyi kandırmasın, demokrasi ile iktidara gelemeyen laik Amerikancılar, FETÖ’nün kucağına oturmuştur. Zaten, Kılıçdaroğlu : “Atatürk’ün CHP’si değiliz!” sözleriyle 23 Aralık 2015 tarihinde malumu ilan etmişti. Gerçek Atatürkçü çizgiden sapmış, küresel emperyalizme boyun eğmiş, Avrupa’daki yeşiller çizgisine partiyi taşımaya çalışan, laik Amerikancılar demek şu anki CHP yönetimi için yapılacak en uygun tabirdir.

Halk Tv’nin 10 Aralık 2016 terör saldırısında takındığı ilk tavır da çok dikkat çekicidir. Onlarca şehit ve yaralının olduğu saldırı ardından; herkesin aklında ilk doğan soru, bu saldırıyı kimin yaptığıydı. Henüz saldırının hangi yöntemlerle, nasıl yapıldığı belli bile değil iken Halk Tv yorumcuları, saldırıyı İŞİD gerçekleştirmiş olabileceği şeklinde yorumlar yapmaya başlamışlardı. Hatta saldırı gecesi; konuk yorumcu, bu saldırı tarzının İŞİD’in yöntemine benzediği ve Fırat Kalkanı operasyonu sebebiyle yapıldığı yönünde yorumlarda bulundu.
Böylece saldırının etkisi kitleler üzerinde oldukça sıcak iken oluşturulan algı, Fırat Kalkan’ı sebebi ile başımıza bu saldırının geldiği yönünde olmuştur. Tam da Fırat Kalkanı operasyonu ile oluşturmak istediği PKK koridorunun engellenmesinden rahatsız olan Amerika’nın istediği yönde bir algı.

Ayrıca, PKK’nın içimizde ne çok avukatı olduğunu birkez daha görmüş de olduk. Sorumlu ve ciddi bir basın kuruluşu olsalardı; kanıtların ortaya çıkmasını bekler, öyle yorum yaparlardı.İddia edildiği gibi olmadı ve saldırıyı PKK’nın üstlenmek istemediği eylemlerde kullandığı TAK adlı paravan örgütünün yaptığı ortaya çıktı. Saldırıda kullanılan bomba çeşidinin ise büyük bir devletin envanterinden çıktığı ortaya çıkmıştır.

Biz biliyoruz ki; bu saldırının tetikçisi kim olursa olsun, azmettiricisi emperyalizmdir. Ne var ki; bilinçli algı yönetimleri ile büyük bir Atatürkçü kitleyi, Amerikan limanına bağlamaya çalışmak en az bu terör saldırısı kadar yıkıcı bir durumdur.

Tanrıkut

17.12.2016